Arkadaşları, Osman Gâziye dediler ki:

- Hân Gâzimiz... Elhamdülillah İslâm galip, kâfir mağluptur. Çünkü senin gibi, gayretli Hânımız vardır. Şimdiden gerû durmak, caiz değildir. Şu ileri hep, İslâma katalım...

Osman Gâzi:

- Yiğitler... Haklısınız... Cenâbı Hak bizlere, Gâzilik nasib eyledi... Allaha şükredip, O'nun dinini yüceltmek ve yaymak boynumuza borçtur... Ve lâkin bu yörelerin kılavuzu, Köse Mihal'dir.

Öyledir Hânımız...

- Öyleyse Mihal'ı çağıralım. İslâma ve Gâzâya davet edelim. Müslüman olmazsa, önce onun ilini açalım... dedi. Mihal'a adam gönderdiler:

-Tez gelesin ki, iyi seferimiz vardır!.. dediler.

Mihal haberciden önce yetişdi. İyi kılıçlar ve cins atlar hediye getirdi. El öptü, sonra da:

- Ey Gâziler Başi!..

Beni acele Müslüman edin ki, Hazreti Peygamberi düşümde gördüm... Bana (iman) teklif ettiler... dedi.

Bunun üzerine:

- Eşhedü en lâ İlahe İllallah ve Eşhedü enne Muhammeden Abdühu ve Resûluhu...

Kelime-i Şehâdetini tekrarlıyarak, hâlis Müslüman oldu.

Eski bâtıl dini terk ile, Orhan Gâzinin yanında, çok gazâlar eyledi.