Çanakkale boğazının Anadolu yakası, 718 yılından beri Müslümanların kontrolundadır. ''Taberi tarihine göre'' İslâm Mücahidleri o günlerde buralara gelmişler ve Dini mübini yaymak için cihad etmişlerdi. Sonraları Selçuk Türkleri, Balıkesir ve civarını hiç terketmemek üzere fethettiler. Osman Gâzi Söğüt'te, bir Cihan İmparatorluğu temellerini atarken bu bölgede KARASİ oğulları hüküm sürüyordu.

Dânişmend Gâzi soundan inen bu Türkmen Beyleri de, asil ve cengâver idiler. Bizans'la aralarında, savaş ve barış eksik olmazdı.

Politika, askerlik ve devlet idaresi işlerinde uzmanlaşmış ve deniz savaşlarını ve Çanakkale Boğazını çok iyi tanıyan kumandanlar ve idarecileri vardı. Gâzi Fâzıl Bey, Evrenos Bey, Ece Halil Bey ve bilhassa Hacı İl Beyler, bunlar arasında sayılabilirler...

Selçuk Sultanı tarafından Hükümdarlık Menşûru alan OSMAN GAZi, Marmara denizine hâkim olmak istiyordu. İstanbul boğazı kadar, Çanakkale Boğazı da önemli idi. Bu iş için Karasi Beyleri, her zaman ve her meselede anlaşamıyorlardı. Hatta düşmanların kışkırtması ile, kendi aralarındaki çarpışmalar da eksik olmazdı...

Osmanlı Beyliği ile Karasi topraklarına sıkışmış, birçok Bizans arazisi mevcutdu. Mihaliç, Kirmasti gibi şehirler ile Manyas gölü ve Kapıdağı yarımadası ve Marmaradaki bütün adalar, Osmanlılar tarafından fethedilinceye kadar, Bizans fitnesi durmadı.

Fakat İslâmın yüksek ihlâsı ve cihad aşkı, Karasi Beylerinde galip geldi... Vuruşma olmadan, Devleti Aliyye'liğe namzet Osmanlı Mücahidleri arasına Karesi Beyleri de katıldılar...

Cenab'ı Hakkın lütfü olan bu ilhak ve yukarda adları geçen kahramanların iştirakiyle Osmanlı Serdengeçtileri, Çanakkale boğazınıda geçerek, ''diyarı ruma'' ayak bastılar...