Saaded'din Efendi çok zengindi. Tıpkı ''İmâm-ı Azâm'' gibi.

Beşiktaş halkından, bir kısmı müracaatla:

- Hocam! Bizim şu fakir mahallesine, bir ''Ekmek Fırını'' ile, bir ''Hamam'' yaptırılmasına delâlet buyurmanızı...

diye rica etmişler... Hoca Efendi derhal, Padişaha arz-ı hâl eylemiş ve şu cevabı almış:

- Galata KADISI'na Hüküm ki:

Hocamız Mevlânâ Saaded'din (Allah fazlını devam ettirsin); Kazâ hududlarınız içinde, Beşiktaş yakınlarında; merhum Ceddimiz sultan Süleyman (Kanuni) mahallesinde mevcut boş arazide, kimsenin âlâkası olmamağla, o mahalle halkının talebi üzerine, bir ekmek fırını ile hamam binâ eylemek murâdı olmuştur...

O bâbda (izn-i Hümâyûn) recası arzından dolayı...

İnşaata, müsaade olunması Fermân edildi.

Hoca Efendi, tamamı kendi kisesinden ödenmek şartıyla, bu arzuyu is'af ve vakf eyledi...

Maamafih bir başka gün; III. Murad'ın kızı Aişe Sultanla, Veziriâzâm İbrahim Paşa'nın nikâhlarını akd'eyledi. Padişahın iznini alarak, 400'000 Altın, ''MEHR'' tayin eyledi. o güne değin, 100 binden ziyâde ''Mehr'' görülmemiş idi.