Osmanlı Türk şiirinin en büyük 3 ustasından biri olan BAKİ, aynı zamanda büyük bir devlet adamı'dır. Asıl adı Mahmûd Abdülbaki'dir. Kanuni devrinde şair olarak parlamış ve ilmiye sınıfından olduğu için, muhtelif KADI'lıklara tayin edilmiştir. Haleb ve Haremeyn (MEKKE veMEDİNE) kadılıklarından sonra 2 kere de İstanbul Efendisi (Kadısı) olmuştur.

4 padişah devrini yaşayan ve şiirleriyle yaşatan Abdülbaki Efendi, iki kere Anadolu KADIASKERİ, üç defa da Rumeli kadıaskerliği'ne yükselmiştir. İlmiyye'nin son mertebesi olan Şeyhülislamlığa tâyini, büyük Allâme Hoca Saadeddin Efendiyle aynı asırda yaşaması yüzünden, mümkün olmamıştır.

 

Türk Edebiyatının ve Divan şiirinin en parlak yıldızlarından Rumeli Kadıaskeri ABDÜLBAKİ, 1600 yılının temiz bir ilkbahar gününde, sevdiklerine kavuştu... Türk şiirinin Sultanı, sevdiği ve methettiği Sultan Süleymanlara Selimlere vâsıl oldu.

 

Cenaze namazını, bütün Der'saadet sakinleriyle birlikte kılan Şeyhülislam Sun'ullah Efendi, şu beyiti okumadan sözlerini bitiremedi:

 

''... Kadrini, seng'i musallâ'da bilüb ey Baki,
Durub, el bağlıyalar karşına yâran, saf- saf..."

 

İmam-ı Kastalaninin ''Mevâhib-i tedünniyye'' adlı kitabını, Abdülbaki efendi terceme etmiştir. Peygamberimizin hayatını anlatır.