Müslüman Türklerin yetiştirdiği, dünya çapındaki Denizcilerin sonuncusu, Mezomorta Hüseyin Paşadır. Hiçbir deniz Muharebesi kaybetmemiştir. Kaptânı Deryâlığı sırasında, 8 büyük Deniz Savaşı kazanmıştır. Bu 8 muharebede de TÜRk Donanması, sayıca düşman teknelerinden eksik idi. Venedik, Papa, Malta, Toskana gibi, o zamanın en büyük müttefik deniz kuvvetleri; (Mezzo morto= yarı ölü) deikleri Hüseyin Paşa karşısında âciz kaldılar...

O, sadece savaş adamı değil, aynı zamanda muktedir bir nizam adamıydı. Hazırladığı Bahriye Kanunnâmeleri, hâlâ değerlerini muhafaza etmektedir. O kanuna göre; Müslüman- Türk Denizcilerinin evladı olmayanlar; Deniz Subayı olamazlardı. Bu esas, İngiliz Bahriyesince de benimsenmiştir.

Türk Donanması o'nun zamanında, KÜREK devrini kapamış; YELKEN (Kalyon) devrine girmiştir. Aynı zamanda yeni Donanmanın ilk kaptanı ve ilk bânisidir. Kırktan fazlası büyük kalyon olmak üzere, yüzlerce Türk savaş gemisini:

''- BİSMİLLÂHİRRAHMANİRRAHİM...''

diyerek, Deryâlara salan bu Koca Reis...

21 Temmuz 1701 günü, Sefer üzerinde ve Kelime-i Şahadet getirerek, cânını HAKK'ın rahmet deryalarına ısmarladı.

Donanma-i Hümâyûn, kiklad adaları civarında bulunuyordu... En kıdemli Amiral Abdülfettah Paşa, bütün teknelere ''Kaptanı Deryâ'' forsunu çektirerek, SAKIZ adasına geldi... O Sakız ki, kâfir işgâlinden Hüseyin Paşa hÂlâs eylemiş idi. Mübarek cesedi kabre indirilirken, İmam:

-Ey Cemaat... Hakkınızı helâl ediyor musunuz?

Bütün Müslümanlar ağlıyordu.

-HELÂL OLSUN...HELÂL OLSUN...

diyebildiler. İmam; efendi, ''Allah Rızası için'' istedi:

-El Fâtiha...