III. Selim Hân henüz padişah olmadan, bir arkadaşı Paris'den kendisine mektup yolladı. Mektup meâli şöyle idi:

 

''-... (Cenâbı Hak) bir gün Hükümdarlık nasib eylerse; Cezâyirli Hasan Paşayı, din düşmanları karşısında küçük düşürmeyiniz. Zira bütün Frengistanda, bu paşanızın ismi pek büyüktür. Şu sırada mısır'da becerdiği işleri, cümle Devletler pesend eylediler. (beğendiler).

Gerçi kendisini, bizim Ricâl ve kibârımız pek sevmezler. Lâkin ''vallahi'' Devleti Aliyye'nin sadık kölesidir. Tatlı dil ile, her işte kullanılır...

Gerçekten III. Selim saltanatının ilk günlerinde o'nu Kaptânı Deryâlıktan uzaklaştırmıştı.

Fakat 1789'da belki de bu mektubu hatırlayarak ''Sâdâret Mâkâmına'' getirdi...

Cezâyirli Hasan Paşa derhal, ''Ordu Merkezi'' olan ŞUMNU'ya koştu.

Kısa zamanda, otorite ve âsâyişi temin etti.

Çok soğuk ve karlı bir havada, tebdili kıyafet ederek teftişe çıktı. Bu uzun teftişten sonra, hastalandı.

30 Mart 1790'da vefât eyledi. 80 yaşlarındaydı...

Hanımına bıraktığı konak ve yalıdan başka, (4000 kese) akçesi çıktı. Serveti dillere destan olan, 16 yıllık Deryâ kaptânının; bu kadarcık mirası, herkesi şaşırttı. Çünkü birçok ''Deniz Seferinin'' masrafını, cebinden karşılamıştı. Ayrıca Tersânedeki ''Kalyoncu Kışlası'' ve Câmii, 4 saat mesafeden su getirttiği Midilli Çeşmesi, Vizedeki Câmi ve Hamam ile; Limni, Sakız, İstanköy ve Rodos adalarındaki çeşmeleri de, unutmamak gerekir.