Yanlız bir hınzır baştopçuları vardı ki, sanatı ile pek mağrurlanırdı. Minârelere top atmaktan vazgeçmedi. Birgün:
- Hıristiyan azizlerin yardımı ile, ya o müezzinlerin kellesini ve minârelerini uçururum!... Ya da, bu sanatı bırakırım!...
Diye alay ederek, en büyük topunu doldurdu... Fitili ateşlemesiyle, koca top pâre pâre oldu. Böylece kâfir baştopçu da, hamur haline geldi. Kendinden başka, bir düzüne yardımcısı da, cehenneme gitti. O zaman kâfirler bir dahi müezzin, minâre aramaz oldular...
Üç ay geçti. Göbekli Burç ile Sen Pavlo Burç'ların fethinden eser görülmedi.
Çok sıkılan Barbaros Hayreddin Paşa, bir gece her zamandan fazla taatte bulundu... O gece rüyâsında, nur yüzlü bir Pir gördü:
- Ey Hayreddin, niçin kasvet edersin!...
Saatsiz, kuş uçmaz... Her şeyin bir vakti, saati vardır.
Filan gece, falan tarafa askerini çıkar.
O tarafda, kalenin kendi lağımları vardır. O lağımları zabt eylerseniz, Burçlar sizindir!...
deyip kayboldu. Hayreddin Paşa uyanınca, şükür secdelerine kapandı.
Gerçekten İhtiyar Pir'in dediği gibi yaptılar. 7.000, Gâzi teknelerle Adaya başvurup, karaya çıktılar. Göbekli Burç'un lağımlarını bulup, zapteylediler.
Sabah olunca hali gören kâfirler, saçlarını sakallarını yolar oldular.
Türkler bağırıp:
- Mayna ederseniz (teslim olursanız) ne hoş!... Etmezseniz cümlenizi, göğe ağdırırız (havaya uçururuz)...
dediler. Kâfirlerin bir kısmı teslim olmayı, bir kısmı dayanmayı ileri sürüyorlardı... Neticede:
- (Azizlerin has kulu! ''yüzü, gözü pas dolu'' PAPAZ'a soralım. O ne derse, uyalım...) kararını verdiler...
Papaz:
- Göklere ağmak yerine; sağ kalmak, yeğ'dir..
dedi... Adı şanı büyük kâfirler de, bu sözü beğendiler.
Burç üzerinden seslendiler:
- Ey Kudretli Barbaros!...
Evvelki sözünde durur musun?... eğer öyleyse, bir (Hilâl) almadan, başımzı çekip gideriz. Tek, bizi esir eyleme...
Hayreddin Paşa cevap verdi:
Kudret ancak, Cenâbı Hakkındır... Size verdiğim söz, evveldendi. On gün de mühlet vermiştim. Halbuki bizimle, 140 gündür cenk eder, cebelleşirsiniz. Şimdi, ya mayna edersiniz veya lâğımları patlatırız.
Çâresiz Göbekli Burç'un kapılarını açtılar.
Gâziler Sancak dikip, Ezân-ı Muhammedi okudular...