Gâziler bağırdılar:
- Mayna eder misiniz (teslim olurmusunuz), yoksa göklere ağar mısınız (göüe uçuralım mı) ?...
Burç lâğımlarını zabt eden Barbaros'un Leventleri, İslâmın emrini yerine getirdiler. Burçtakileri havaya uçurmadan (teslim) teklifinde bulundular... Canlarını kurtarabileceklerini hatırlattılar. Fakat Sen Pavlo inat etti:
- Biz Göbekli Burç'takiler gibi korkak değiliz. Papaz lâfıyla hareket de etmeyiz!... dediler.
Hemen o saat, LAĞIMLAR patlatıldı. Burcun yarısı, göklere ağdı...
Gaziler dalkılıç, Sen Pavlo'nun inadını kırdılar. Kâfire öyle bir kılıç oynadılar ki, övmeye layık...
''- ALLAH!... ALLAH...'' sedası ayyuka çıktı...
Kale fetholunup, Ezan'ı Muhammedi okundu. Yedi gün yedi gece bayram yapıldı. Her taraf al- yeşil SANCAKLARLA, (Lâzezâra) döndürüldü.
İnatçı Sen Pavlo Burcu'nun kalan yarısı da, esir kâfirlere yıktırıldı. Böylece kuledeki topların, zararı giderilmiş oldu.
Barbaros Hayreddin Paşa, esirleri saydırttı. Hepsi 1.200 kadardı. Bunların 100'ü yüksek rütbeli Şövalye idiler... Askerleri 25'er, '25'er ayırdı. Her bölüğün başına, bir (büyük köpek) getirdi ki, onları gözetsin! Sonra içtima etti ve dedi ki:
- Ey Kâfirler!... Bu şehri nasıl barutla, bombayla viran eylediniz... Şimdi de, eskisi gibi imar eyliyeceksiniz!...
Hepsi öyle çalıştılar ki, o (ibrişim kaldıramıyan) elleri bile, pâre pâre oldu. İlâç için arasan, yıkık ev kalmadı...