Bu sırada Bizansa, bazı yardımlar ve Yardımcılar geliyordu.
Bunların en mühimmi, Cenevizli Amiral Justiniani'dir. İmparator derhal kendisine ''Başkomutanlık'' payesine tevcih ile; bütün General, amiral ve Şövalyeleri emrine verdi. Justiniani gerçekten, büyük bir cengâver idi. Hemen vaziyete el koymuş, gerekli müdafaa tedbirlerini, yeniden tâbiye etmiştir.Müdâfilerin harp tâlimi ve atış öğrenimine bilhassa önem vermiştir. bunlar arasında; asiller, sanatkârlar ve keşişler bile mevcuttu. Hâsılı onun gelişi, şehrin müdafaasına '' yeni bir ruh'' getirmişti.
Venedikten, Cenevizden, Sakız adasından ve Azak'tan gelen bütün denizci ve kara askerleri emrindeydi.
Justiniani'nin kendi''Ücretli askerleri'' Surların en önemli kapılarına tâyin edildiler.
Surlar kenarında mevcut olup da, sonradan kapatılan Hendeklerin yeniden açılmasını istedi. Bunun için gerekli adamlar, ''ağır cezalı'' mahkûmlardan seçildi. 100 adım uzunluğunda ve 8 ayak derinliğindeki bu hendek, Eğrikapı'dan Anemas Kulesine kadar uzanıyordu.
2 Nisan, Bizans için ''unutulmaz'' bir gün oldu.
Çünkü o gün, HALİÇ'e meşhur zincir gerildi. Venedikli Bartolemo, bu güç işi becerdi.
Sarayburnu yakınlarındaki Kule ile, Galata Surları arasındaki bu zincir; limanı Osmanlı Teknelerine kapatıyordu.
Birbirlerine büyük çengellerle bağlanmış, büyük ağaç kütükleri ve demir halklarla yapılmıştı. İki ucunda, iki büyük halka mevcuttu ve bunlar; surlara raptedilmişlerdi.
Yüce Fâtih'in üstün zekâsı, bu zinciri işe yaramaz hale getirecekti.