''Taşköprülüzâde Tarihi''nde yazıldığı veçhile:
Bir keresinde Hazreti Fatih, Şeyhi Akşemseddin'i ziyârete gittiler. Yanlarına vardıkta, Şeyh Efendi ''buyur'' ettiler. Lâkin ayağa kalkmadılar.
Ziyâretden sonra, Fatih Sultan Mehmed Hân, yanındaki Ahmed paşa'ya:
- Şahsımız için değil, fakat Peygamber Efendimizin medhine mazhar olmuş bir Fâtih'e tâzim gerekmez miydi?

diye üzüntülerini beyan ettiler.
Bir Eyyâm (gün) sonra, durumu öğrenen Akşemseddin hazretleri de:
Cenâb-ı Hak, eski Hakan ve Sultânların hiç birine nasip etmediği, bu ''Feth-i Mübin''İ müyesser kıldığından dolayı; Padişahta doğması muhtemel gurûra engel olmak için...
Bu denlû hareket eylediğini, beyan buyurmuşlardır.
Ne güzel bir endişe ve ne güzel bir niyyet...
Fatih Sultan Mehmed Hân, asırların en güzel Fethi'ni tamamladıktan sonra; Şeyhi Akşemseddin hazretlerinden Derseâdet'in ''EYYÜB Sultan'' semtine oturmasını rica eder. Fakat ''Gönüller Sultanı'' Ak Şeyh de, memleketi olan ''Göynük'' te oturma izni ister ve oraya gider...