Yıldırım Bâyezid Hân Padişah oluncaya kadar, ülkede herkes başlarına al, ak veya kara keçeden yapılmış külâhlar giyerlerdi.
''Elbisenin iyisi beyaz olur'' sözüne uyularak, Sipahi askerleri beyaz külâh taşır ve Devletin yüzünü ak ederlerdi.
Yıldırım Hân devrinde askerin çoğalması üzerine sınıflara ayrıldılar. Her sınıfa göre de, ayrı kıyafet tanzimi münasip görüldü. Beylerbeyi Timurtaş Paşa'nın tavsiyesine uyularak, akbörk, sadece kapıkulu Sipahileri ve Enderûn mensuplarına ayrıldı. Saltanat Makamının diğer yüksek Devletlerine hizmet edenler, kızıl börk giydiler...
Osmanlı Hünkârlarının 7.ncisi, Gâziler atası, Ebûl Feth, Sultan Mehmed Hân hazretlerinin ise, tek gâyesi vardı. ''İki Cihan Güneşi'' Muhammed'ül Mustafâ (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin yolundan gitmek. İşte bu sebeble O mübareklerde, başlarına AK TÜLBENT sarmayı âdet edinmişlerdi.
Bilingiği gibi, bu kefeni başında taşımak demektir.
Hak Celle Celâlehû, cümlesinin şefâatlerine cümlemizi nâil eylesin. Âmin.