Fâtih Sultan Mehmed'in babası MURAD'ı Sâni (Koca Murad), âlimler ve maiyyetindekilerle istişareye pek önem verirdi. Kadı Fazlullah ile bir sohbetleri sırasında sordu:
- Üstâd... Mekke ve Medine fukarasına biraz akçe yollamak dileriz. Velâkin bu parayı, helâlinden tedarik gerekir. Hangi cânipten karşılasak?
- Artık mülkünüze, bir HAZİNE CEMEYLEMEK LÂZIM OLUPTUR Sultanım... İzin buyurursanız, Hazine'i Hassa'yı biz toplarız...

- Nasıl?
_ Tebaanız arasında, binlerle gayrimüslim bulunuptur Hünkârım!... Hepsinin de kazançları pek yüklüdür. Zaman zaman onlara vergi salınsa, ne lâzım gelür? İkinci Murad bu cevaba pek taaccüp etmiş ve şunları söylemiştir:
- Sen ne dersin Efendi!... Cenab'ı Hakk'a şükürler olsun ki Devleti Aliyye, 3 helâl çeşmenin suyu ile beslenir. Bunların birincisi: Madenler, ikincisi- Küffârdan alınan haraç, Üçüncüsü de: Gazâ ganimetlerinin 1/5 Beytülmal hissesidir... Gene Allahımıza şükrederiz ki, Osmanlı Mücahidleri dahi, helâl lokma ile beslenmektedirler... Haram yiyen asker, âsi ve harami olur... Ve dahi düşman karşısında zafer kazanamaz. Biz Beytülmal'e haram karıştıramayız.
Fazlullah Efendi, daha sonra vazifeden affedilmişti.