Devleti Aliyye'nin ikinci bânisi Çelebi Sultan Mehmed Hân, âni olarak hastalandı. Asker telaş etti ve sultanlarını görmek istedi. Zorlukla onlara görünen Padişah'ın sağ olduğunu öğrenen askerler sevindiler.
Sık sakallı, kara gözlü, açık alınlı, güler yüzlü Çelebi Mehmed Hân, kendini yanlız dostlara değil, düşmanlarına bile sevdirmiş, saydırmıştı.

Rahatsızlığını duyan Bizans imparatoru Manuel, hemen bir Elçi göndererek hatır sordurmak istedi. Tedbirli Sultan, Elçi Leondari Dimitrios'u hemen kabul etmiş; birkaç gündür keyifsiz olduğunu, iyileşince daha uzun görüşebileceklerini bildirmişti. Elçi de, İmparatorunun âcil şifalar dileğini arzetti. Bu elçinin gelişine fevkalâde üzülen Çelebi Sultan, derhal vezirlerini topladı:
- Baka lalalarım!... dedi.
Allah'ü âlem gayrı, bu hastalık bizi sevdiklerimize kavuşturur... Tiz, Ekber evlâdımız Murad'a haber salasız. Ilgar ile Devletimize sahib ola... Askerciklerime dahi söyleyin, haklarını helal edeler. Siz dahi, cümle hukukunuzu taleb idesiniz... İllâ, MURAD'ı haber salmakta, gevşeklik göstermiyesiniz.
Gerçekten ertesi günü, ruhunu HAK'ka ısmarladı. 1421 Haziran sonları... Amasya'da bulunan Şehzâde MURAD kısa zamanda haberdar edildi. Ancak Sultânın vefâtı, gizli tutuldu. Edirne sarayında tahnit edilen cesedi, MURAD Hân'ın hiç olmazsa Bursa'ya geldiği haberi duyuluncaya kadar, askerden ve Tebâayı Şâhâneden saklandı.
Leondari herşeye rağmen öğrendiği haberi, İmparatoruna ulaştıramadı. Çünkü bütün yollar tutulmuştu. Deniz yoluyla haber İstanbul'a vardığında, MURAD Hân Osmanlı Tahtına geçmiş bulunuyordu.
Çelebi Mehmed'in asıl endişesi: Bizansın elinde bulunan (düzmece Mustafa Çelebinin) salıverilmesi idi. O zaman Devleti Aliyye topraklarında yeniden kargaşa çıkacaktı. Kendisi hayatda iken, düzmeceyi bırakmayacağına dair İmparator Manuel yemin etmişti. Ama vefâtını öğrenince, hemen bırakacağı muhakkaktı.
ÇELEBİ SULTAN yanlız hayatta iken değil, vefâtından sonra bile Devletinin dirliğini düşünüyordu.