Devrin âlimleri, Emevi HalifesiSüleyman'a:
- İstanbul'un, ''Peygamber İsmi'' taşıyan bir zât tarafından fetholunacağını, rivâyet edilmektedir. Emeviler arasında sizden başka kimse, böyle bir isim taşımıyor...
dediler.

Halife Süleyman da ümid ederek kardeşi Mesleme'yi bu iş için görevlendirdi.
''Mesleme kumandasında İslâm askerleri, 715-718 yılları arasında İstanbul'u muhasara ettiler. Birçok değişik safhâ arzeden bu sefer; ağabeyinin vefâtı ve yeni Halife Ömer bin Abdül'Aziz'in Mesleme'yi geri çağırması ile sona erdi.
Fakat bu ikinci Gazâ sonunda, mühim bir hâtıra kalır: ''Mesleme Câmii''... İslâm ve Bizans kaynakları, ''Dârül Beled'' adlı külliyenin, Saray yakınlarında inşâ edildiğinde birleşirler.
Bağdat Halifeliği zayıflayınca, bu Câmide Hutbe; Mısır ''Şii'' Halifesi adına okunmuştur. (996-1020)...
Fakat Müslüman- Türkler zafer kazanmaya başlayınca; Mesleme Câmii Hutbesi de Şiilerden kurtulmuş, sünniliğe avdet etmiştir. Muhtelif asırlarda, bilhassa 4.cü Haçlı Seferi sırasında; Mesleme Câmii de tahrip ve yağma edilmiştir.
Fakat İslâmi hâtıralara daima saygı besleyen Osmanlılar, İstanbul Galata semtinde bulunan ''Arap Câmii''ni, meşhur kumandan Mesleme'yi izâfe ve ihyâ etmişlerdir.
İstanbul'a ilk defa gelen Müslümanların (Eyüp sultan, Fatih Sultan, Yavuz sultan Câmilerinden sonra) bu ilk müslümanların Câmiinde, iki rekât namaz kılmaları âdet olmuştu.