Merhûm Yıldırım Hünkâr, mal topladı.
Memleket için, ''tedbir'' kıldı. Ülkenin her yerinden ''Akça'' getirip, Hazineye yığdılar...
''Kader'' hükmünü icrâ etti. Memlekette kıtlık ve sürümsüzlük görüldü.
Sonunda o malları, ''Hazineleri'' Emir Temür aldı. Bağdat emiri Sultan Ahmed de hazine topladı. Mallarını, altınlarını, ''TAŞ'' Sandıklarına koydurdu. Geceleyin, dicle Nehrine bıraktırdı. Irmağın derinliklerine indirtti. bu hizmeti yapanların cümlesini de öldürttü ki, sandıkların yerini kimseye söylemeyeler?...
Sonunda o mallar ''Dicle'' suyunda kaldılar. Kendi suyu da, kuruyup gitti.
Bir de horasan Emiri Mirza Şahruh, mal topladı.
O dahi bunlar gibi öldü.
Âriflerden birine sordular:
-Pâdişahlara, hazine gerekli midir?
Cevap verdi:

-Milletin karnı tok, askerin silahı sağlam olmalı gerek. Fakat ''asıl hazine'' başkadır...
-Asıl hazine de nedir?
-Milletin hayır- duası, Padişâhların ''asıl'' hazinesidir.