Tarihî Hikâyeler

Muharebenin Başlaması

Muharebe, 6 Nisan günü başladı.
Büyük (Şahi) top, Besmeleyle gürledi... O zamana kadar duyulmamış bir ses, yeri- göğü inletti.
Fâtih ve mübârek Fetih ordusu, herçeyi ile muazzamdı. Plânlarını bizzat Pâdişah hazretlerinin çizdiği (Şahi Topların) dökümü, Macar asıllı (Urban Usta) tarafından gerçekleştirildi. Sadece doldurulması, iki saat sürüyordu. İşte köhne  Bizansın, asırlık surları ve sırları, bu toplarla dövülüyordu...
Mancınıklar taş- güllesi yağdırıyor, tirendazlar (okçular) ok savuruyor, lağım tünelleri kazılıyordu.

Osmanlıların Dağılışı

Anadolu ve rumelinin bütün Mücâhid- Gâzileri, İstanbul önünde idiler. Timarlı Sipâhileri, Eyâlet Yayaları, Azepleri, Voynuk, yörük ve Humbaracılar, Lağımcılar, müsellimler, Kapıkulu Ocakları, yerlerini almışlardı.
Yabancı tarihçilere göre, 200-300 bin askerimiz mevcuttur. Feth-i Mübin'e iştirak eden Gâzi tarihçimiz (Dursun Bey) rakamdan bahsetmeye lüzûm bile görmemiştir.

Haliç'e Zincir Gerilmesi

Bu sırada Bizansa, bazı yardımlar ve Yardımcılar geliyordu.
Bunların en mühimmi, Cenevizli Amiral Justiniani'dir. İmparator derhal kendisine ''Başkomutanlık'' payesine tevcih ile; bütün General, amiral ve Şövalyeleri emrine verdi.

Bizans'ın Telâşı

Rumeli hisarı inşâ edilirken; bazı Süvari birliklerinin hayvanları, ekili araziye girdiler... Bunun üzerine zaten ''ateş üzerinde oturan'' bizanslı Rumlar, derhal hadise çıkardılar.
İmparator sızlanmaya başladı.
Osmanlı adâleti şaşmaz bir şekildei suçlu değil de ''ihmâli görülenleri'' en ağır şekilde cezalandırdı. Buna rağmen gürültü büyüdü...

Sultan Mehmed'in Tedbirleri

Bizans Elçileri ''Fetihden önce'' iki defa, Sultan Mehmed II. Hânı ziyaret ettiler.
İkinci, ''Cülûs'' Tahta geçmesini tebrik için geldiler...
İkincisinde: Sultan ''Sefer'' üzerindeydi. Karaman'a gidiyordu. Bu hasûd (hasetçi) din kardeşini, te'dib (edeblendirmek) istiyordu... Bizans Elçileri sırıtarak:
- Hayat pahalılığı çok arttı Sultanım!... bizim yanımızda misâfir (!) bulunan ''Şehzâde Orhan'' Beyin masrafları da çok arttı. O'nun tahsisatını biraz daha arttırmalısınız...

Fethin Sebepleri

Osmanlı Padişahlarının en genci, fakat en büyüğü...
Es-Sultanibnüs-Sultan, Gâzi Mehmed (II) Hân hazretleri, buyurdu ki:
''-... Ne vech (sebep) vardır ki, ânın gibi menzil-i şerif ve makâm-ı lâtif (İstanbul); bizim vasat-ı memleketimizde ve arsa-ı Vilâyetimizde (vatanımız ortasında) buluna!..

Feth-i Mübin'e Doğru

Fetihden önce, İstanbul'u ziyaret eden, Fransız seyhanı Bertrand de la Broguler, şunları yazar:
- Üsküdar'dan sandala binip İstanbul'a geçerken Bizanslılar, beni Türk (Müslüman) sandılar! Bu yüzden, çok hürmet gösterdiler...
Fakat karaya çıkınca, Hıristiyan (Katolik) olduğumu farkettiler. İşte o zaman, bütün davranışları değişti. Üstelik âdet olandan da fazla, vergi istediler. Çünkü onlar, Katoliklerden nefret ediyorlardı...

Fatih ve Hocası

''Taşköprülüzâde Tarihi''nde yazıldığı veçhile:
Bir keresinde Hazreti Fatih, Şeyhi Akşemseddin'i ziyârete gittiler. Yanlarına vardıkta, Şeyh Efendi ''buyur'' ettiler. Lâkin ayağa kalkmadılar.
Ziyâretden sonra, Fatih Sultan Mehmed Hân, yanındaki Ahmed paşa'ya:
- Şahsımız için değil, fakat Peygamber Efendimizin medhine mazhar olmuş bir Fâtih'e tâzim gerekmez miydi?

Ak Tülbentli Padişah

Yıldırım Bâyezid Hân Padişah oluncaya kadar, ülkede herkes başlarına al, ak veya kara keçeden yapılmış külâhlar giyerlerdi.
''Elbisenin iyisi beyaz olur'' sözüne uyularak, Sipahi askerleri beyaz külâh taşır ve Devletin yüzünü ak ederlerdi.
Yıldırım Hân devrinde askerin çoğalması üzerine sınıflara ayrıldılar. Her sınıfa göre de, ayrı kıyafet tanzimi münasip görüldü.

İlk Osmanlı Padişâhlarının Huy ve Âdetleri

OSMAN GÂZİ- Huy ve âdeti şu idi ki: Her 3günde bir aş pişirtir, yoksulları toplayıp yedirirdi.
Çıplakları getirtip, sırtlarına elbise giydirirdi.
Dul hatûnlara dahi, sadaka vermekten hiç vazgeçmezdi.
ORHAN GÂZİ- Huyu ve âdeti şu idi ki: Bir imâret (Aşevi) yaptırdı. Yoksullar gelip, istedikleri an ''aş'' yediler. Tek dileği, o yoksulların duâsını almaktı.
Ülemâyı (Âlimler) toplamak için de, Medrese (okul) yaptırdı. Toplanıp ilim okudular ve okuttular.
Ziyâde sevdiği Dervişler için de, Zaviyeler (İbâdet ve ikâmet edecekleri yer) yapıverdi. Nitekim ''Geyikli Baba) Câmi ve zaviyesini yaptırdı.

Osmanlılar ve Fakirler

Osmanlı devletinin kurucusu OSMAN GÂZİ, misafir kaldığı kayınpederi ŞEYH EDİBALİ'nin evinde, sabaha kadar Kur'ân-ı kerim'e ayakta tâzim eylemişti. Bu bağlılık sadece şekilde kalmış değildir. Allahü teâlânın Kitâbı'nın içindeki emirleri de aynen tatbike gayret etmiştir...
Kelâm-ı Kadim'e 6 saat ayakta hürmet etmesinin karşılığı olarak Cenabı Hak, Osman Gâzi'nin Devletini 6 asır ayakta tutmuştur.

İkinci Murad Hân'ın Vasiyyeti

Osmanlı padişahları arasında, beş MURAD Hân mevcuttur. Bunlardan ilk dördü, olağanüstü dindâr ve üstün meziyyetli idiler. Sonuncusu ise, bir talihsizlik eseri, sinirlerini bozmuş ve tahttan çekilerek, uzun süre tedavi görmüştür.
Bunlardan İkinci Murad Hân'a bir büyük Veli:
- İstanbul'un fethini siz ve biz göremeyiz amma; şu Şehzâde (Fâtih) ile şu çömez (Akşemseddin) İnşâ'Allah görürler... dediği için, tahttan feragat etmiş; kendi eliyle Fâtih Mehmed'i, sultanlığa getirmişti.

Sultan Murad'ın Vefâtı

Sultan Murad Hân bir gün, gezmeye çıktı...
Köprü başında gördü ki, bir Derviş durur. Yakın gelince Derviş!
- Hey Padişâhım!...
Tevbeye niyetlen ki, vâden yakındır...
Hünkâr yanındaki, İshak Beye sordu:
- Şu Dervişi bilir misin? Kimlerdendir?

İkinci Murad ve Beytülmal

Fâtih Sultan Mehmed'in babası MURAD'ı Sâni (Koca Murad), âlimler ve maiyyetindekilerle istişareye pek önem verirdi. Kadı Fazlullah ile bir sohbetleri sırasında sordu:
- Üstâd... Mekke ve Medine fukarasına biraz akçe yollamak dileriz. Velâkin bu parayı, helâlinden tedarik gerekir. Hangi cânipten karşılasak?
- Artık mülkünüze, bir HAZİNE CEMEYLEMEK LÂZIM OLUPTUR Sultanım... İzin buyurursanız, Hazine'i Hassa'yı biz toplarız...

Bu Dünyada Maksûd Olan?

Gâzi Hünkâr, Kosova'dan devletle dönünce, Edirne Tahtında karar etti.
Bir gün Veziri Çandarlı'ya:
- Halil!... Dilerim ki, oğlum Mehmed'i  everem. Dulkadiroğlu Süleyman Beyin kızına ne dersin?
- Lâyıktır Sultânım...
- Hem o Türkmen beyi, bizimle gayet dostluk  ve doğruluk eder.

Akademik Pencere

Özel Hocadan Evde Birebir Özel Ders

Doğal Susam Ezmesi

Şekersiz Doğal Karadut Şurubu

Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net