Tarihî Hikâyeler

Özdemiroğlu'nun Son Arzusu

Osman Paşa, bir ''Harp Adamı'' idi...

Gâzâ ve Cihâd o'nun, asli tabiatı haline gelmişti.

Veziriâzâm olduktan sonra, Pâyitaht'ta 3 ay 17 gün oturabildi. O kadar müddet de harp hazırlıkları içinde geçmişti.

15 Ekim 1584'ti İstanbuldan ayrıldı.

Taht'ın Kıymeti

Kanuni, II. Selim, III. Murad devirleri, ''Devleti Aliyye''nin en saltanatı günleri sayılır...

O mes'ud ve müreffeh günlerde ''Saray-ı Hümâyûna'' hediye ve ganimetler yağardı.

''Mısır islâhatına'' memur olan İbrahim Paşa, görevini hakkıyla eda etti. Gayet kıymetli hediyelerle, Derseadet'e döndü. bunlar arasında bulunan bir TAHT'ı Selânikli Mustafa Efendi şöyle anlatır:

Özdemiroğlu'nun Vezir-i Azâm Olması

Özdemiroğlu Osman Paşa, 300.000 Km büyüklüğündeki Kafkas fütûhatını tamamladı. Şimdi sıranın, Tebriz'e (Batı İran) geldiğini söylüyordu. Fakat bunu Padişaha, bizzat anlatması gerekliydi.

Kafkasyaya hareketinden 6 yıl sonra, derseadet'e döndü. 28 Haziran 1584 günü İstanbul halkı, bu '' Büyük Askeri'' çılgınca karşıladı...

Kahramanlığı dillere destan olan Özdemiroğlu, bir hafta sonra Cihan sultanı tarafından kabul edildi. III. Murad Hân, kendisini ''Yalı Köşkü''nde özel olarak karşıladı.

Meş'aleler Savaşı

Özdemiroğlu'nun, Safevilere karşı verdiği 4'cü ve en büyük Meydan Muharebesidir. İki ordu, Şirvan ve Dağıstanı ayıran ''Samur Irmağı'' güneyinde karşılaştılar. Safeviler 50.000 atlıdan müteşekkildi. Osmanlı ordusunun müktarı tam olarak bilinmiyor. Fakat düşmanın, daha fazla olduğu muhakkaktı.

Osman Paşanın sağ kanadına, Sivas Beylerbeyi, sol kanadına Kefe Beylerbeyi, kumanda ediyorlardı. Düşman komutanı ''İmamkulu Hân'' idi.

Birinci Şamahı Zaferi

Şirvan'ın fethi, Derseadet'te büyük sevinçle karşılandı. Meşhur şair Bâki, bir ''Gazel-i müzeyyel'' ile, bu ''Fethi'' kutladı.

Safeviler ise, Osmanlı zaferlerini bir türlü hazmedemiyorlardı. İki ay içinde bütün Gürcistan, Şirvan ve Dağıstan'ın işgali; onları çileden çıkarmıştı.

Serdârın, ''kışlamak üzere'' Erzuruma çekilme kararı, Safavileri ümitlendirdi. Şirvana girebilmeleri için, KÜR ırmağını geçmeleri gerekliydi.

Koyungeçidi Zaferi

Kuzey Azerbaycan yolunu kapatmak isteyen Safeviler, büyük bir ordu gönderdiler. Kumandanları Emir hân idi. Maiyyetinde İmamkulu Hân, Ensâr Halife, Şeref Hân ve ''Tokmak yiyen'' Tokmak Hân bulunuyordu.

 

Kür nehrinin ''KOYUN GEÇİDİ'' mevkiinde, osmanlı ordusu bekliyordu. Başlarında Özdemiroğlu Osman Paşa bulunduğu için, Mücâhidler pek neş'eli idiler. Erzurum Beylerbeyi Behrâm Paşa, Diyarı Bekr Beylerbeyi Derviş Paşa, Halep Beylerbeyi Mehmed paşa ve Dulkadir Beylerbeyi Mustafa Paşalar; Özdemiroğlunun maiyyetinde idiler.

Özdemiroğlu Osman Paşa Kafkas Yollarında Tiflis'in Fethi

Orduyu Hümâyûn, 1578'in 1 Temmuz günü Erzurumun CİNİS köyünde Ordugâh kurdu... Serdâr, Lala Mustafa Paşa; Muavini (Kurmay Başkanı) Özdemiroğlu Osman Paşa idiler.

Üç yıl önce ''Fevkâlede'' Elçi olarak, Derseadet'e hediyeler getiren Tokmak Hân, şimdi karşılarında idi. İran ordularının, Azerbaycan Başkomutanı olmuştu. Osmanlı harekatını durdurmak için, Kars civarında ÇILDIR'a geldi.

Kili ve Akkirman Kaleleri'nin Fethi

''... Ordu'yu Hümâyûn böylece... KİLİ kalesini kuşatmaya başladı. Kalenin duvar ve kapılarını, küffârın taş yüreği ve öçle tıkanmış göğsü gibi delik deşik edecek; kale komutanının sinesi, korkudan şahrâ şahrâ yarılmıştı. Cemâziyül'âhir ayının 20. Çarşamba günü ise, artık dayanamayacağını anlamış, Hisar'ın teslim işine girişmişti...

Şâir Kadıasker Abdül'bâki Efendi

Osmanlı Türk şiirinin en büyük 3 ustasından biri olan BAKİ, aynı zamanda büyük bir devlet adamı'dır. Asıl adı Mahmûd Abdülbaki'dir. Kanuni devrinde şair olarak parlamış ve ilmiye sınıfından olduğu için, muhtelif KADI'lıklara tayin edilmiştir. Haleb ve Haremeyn (MEKKE veMEDİNE) kadılıklarından sonra 2 kere de İstanbul Efendisi (Kadısı) olmuştur.

Mezomorta Hüseyin Paşa'nın Vefatı

Müslüman Türklerin yetiştirdiği, dünya çapındaki Denizcilerin sonuncusu, Mezomorta Hüseyin Paşadır. Hiçbir deniz Muharebesi kaybetmemiştir. Kaptânı Deryâlığı sırasında, 8 büyük Deniz Savaşı kazanmıştır. Bu 8 muharebede de TÜRk Donanması, sayıca düşman teknelerinden eksik idi. Venedik, Papa, Malta, Toskana gibi, o zamanın en büyük müttefik deniz kuvvetleri; (Mezzo morto= yarı ölü) deikleri Hüseyin Paşa karşısında âciz kaldılar...

Son Büyük Türk Denizcisi

Cezâyir Beylerbeyi Hüseyin Paşa, her zamanki gibi Venedik ticaret gemilerini vuruyordu. İşlerini bitirmek üzere iken, Venedik Donanmasından bir filo yaklaştı. Hüseyin Paşa (vurup- kaçmak) için, küçük tekneler seçmişti. Ağır Venedik toplarına mukavemet etmesi imkansızdı. Tornistan ederken, gemisi isabet aldı. Kendisi de ağır yaralandı... Venedikli Şövalyeler yaklaşıyorlardı. Arkadaşlarını hemen öbür gemilere aktarıp, sür'atle Cezayir'e ulaşmalarını emretti... Arkadaşları ağlayarak, emrini yerine getirdiler. Az sonra iskele- alabanda eden Venedik Amiral gemisi subayları, Hüseyin Paşa'nın ölmek üzere olduğunu gördüler...

Cezâyirli Hasan Paşa'nın Mirası

III. Selim Hân henüz padişah olmadan, bir arkadaşı Paris'den kendisine mektup yolladı. Mektup meâli şöyle idi:

 

''-... (Cenâbı Hak) bir gün Hükümdarlık nasib eylerse; Cezâyirli Hasan Paşayı, din düşmanları karşısında küçük düşürmeyiniz. Zira bütün Frengistanda, bu paşanızın ismi pek büyüktür. Şu sırada mısır'da becerdiği işleri, cümle Devletler pesend eylediler. (beğendiler).

Cezâyirli Gâzi Hasan Paşa'nın Başarıları

Kaynarca Muahedesinden sonra (1774)' te ikinci defa ''Kaptânı Deryâ'' tâyin olundu.

Yenipadişah I. Abdülhamid Hân nezdinde, o kadar itibarı vardı ki, Veziriâzâmlar dahi gölgede kaldılar.

Devlete sâdık, dürüst, açık sözlü, icraâtında şiddetli ve atak bir paşa idi. Memleketin neresinde bir fitne çıksa, gözünü kırpmadan üstüne, Cezâyirli Gâzi Hasan Paşa yürürdü...

Cezâyirli Hasan Paşa'nın Kaptân-ı Deryâlığı

Gâzi Hasan Paşa gençliğinde, Cezâyire gitmişti. Sırf ''Yiğitlerinin Şöhretini'' duyduğu için, orayı görmek istiyordu. Birçok hayırlı işler başardı. Derseâdete (İstanbul'a) dönüşünde artık ''Cezâyirli'' lakâbıyla anılmaya başlandı.

 

''Çeşme Faciasında'' iki Rus kalyonu, Hasan Paşanın teknesine rampa ettiler. Osmanlı Leventleri ikiye ayrılıp, düşman gemilerine çıktılar. Kanlı çarpışma sırasında, Hasan Paşa yaralandı. Fakat belli etmeyerek teknesine geçti...

Son Büyük Türk Denizcisi Kılıç Ali Paşa

''... 70 yaşlarını geçmiş KILIÇ ALİ PAŞA, çok güzel koşumlu al al atının üzerinde, mübalağasız tığ gibi bir delikanlıyı andırıyordu...'' Bu sözler, o devirde Alman elçiliğinin papazı olarak, Derse'adet'te görevli Schwegger tarafından söylenmiştir.

 

Büyük türk Denizcilerinin sonuncusu olan Kılıç ali Paşa, Barbaros'un yanında Uluç ali adıyla deryalara açılmıştır. Daha sonra, Turgut Reis'in muavini olmuştur. Bilhassa bu devrede ahlak, bilgi ve cesaretiyle çok ün kazanmıştır. Asırların en büyük Sultanı Kanuni'den sonraki padişah II. Selim Han o'nun adını KILIÇ ALİ olarak değiştirmiştir.

Akademik Pencere

Özel Hocadan Evde Birebir Özel Ders

Doğal Susam Ezmesi

Şekersiz Doğal Karadut Şurubu

Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net