Bir kral, danışmanlarıyla görüştükten sonra halkı için geniş bir yol yapılmasına karar verdi. Birkaç ay sonra da yol tamamlandı. Ancak kral, yol açılmadan önce bir yarışma düzenleneceğini, isteyen her kişinin bu ya­rışmaya katılabileceğini, bu yarışmada "yol­dan en güzel şekilde geçen kişi"nin belirle­neceğini duyurdu.

Nihayet yarışma günü gelip çatmıştı. Yarış­maya katılanlar, krallarının yoldan en güzel şekilde geçen kişiye büyük bir ödül verece­ğinden emindi. Bundan dolayı bazıları en güzel elbiselerini giyerek, bazıları o döne­min en güzel arabalarına binerek, bazıları saçlarını yaptırarak, genç olanlar spor kıyafetleri ile yarışmaya katılmıştı.

Verilen işaretle geçiş başladı. Yol çok güzel yapılmasına rağmen kralın önüne kadar ulaşabilmek hiç de kolay değildi. Çünkü yolun ortasındaki bir moloz yığını geçişi önemli ölçüde engelliyordu. Bundan dolayı yarışmacılar çok büyük sıkıntılar çekmiş, pek çok kişinin üstü başı berbat olmuştu. Ama epey­ce bir insan da zarar görmeden kralın önünden geçmeyi başarmıştı.

Güneş batarken bir kişi dışında bütün adaylar kralın önünden geçmişti. Bu kişi de üstü başı toza top­rağa bulanmış olarak kralın önüne geldi. Büyük bir saygı ve alçakgönüllülük içerisinde içi altınla dolu olan büyükçe bir torbayı krala uzattı ve:

-Efendim, yol çok güzel yapılmış fakat yolun bir yerinde insanların geçişini oldukça güçleştiren bir mo­loz yığını vardı. Ben bu moloz yığınını yolun ortasından kaldırıp insanların geçmesini kolaylaştırmaya
çalışırken taşın toprağın içinde, altın dolu bu torbayı buldum. "Herhalde bu kadar altın halktan birine
ait olamaz!" diye düşündüğümden size getirdim, dedi.

Üstü başı toz toprak içinde ve yarışmayı kaybettiğini düşünen bu yarışmacıya kral şöyle hitap etti:

Bu bir torba altın senin!

Ama efendim, benim hayatımda hiç bu kadar altınım olmadı...

Sen bu altınları alın terinle kazandın. Yarışmayı kazanan da yoldan en güzel şekilde geçen de sen­sin! Çünkü yoldan en güzel şekilde geçen insan, kendisinden sonra gelenler için yoldaki engelleri or­tadan kaldırandır.

Hepimizi mutlu eden şeyler sahip olduklarımızda. Hatırından çıkmasın ki senin elinde olan imkânları
bulamayan nice insan var...