Akıl ve Zekâ Aynı Şeyler midir?

Akıl ve Zekâ

Akıl ve zekâyı günlük hayatta aynı anlamda kullanıyoruz. Aslında bu iki kavram aynı anlamı taşımıyor. Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünebilme ve görüş bildirme yeteneğine denir. Zekâ ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yeteneğidir.

Akıl insanı insan yapan, insan için hayati önem taşıyan özelliklerden biridir. Bizler akıl yardımı ile bir konu hakkında düşünebilir ve fikirler önerebiliriz. Kendi davranışlarımızda akıl sayesinde kontrol altına alabiliriz. Akıl insanlara yol gösterir, bir hastalık olmadığı sürece herkesin aklı vardır. Bazı insanlar, aklın beynimizin bir bölümünde yer aldığını düşünür. Fakat akıl soyut bir kavramdır. Beynin hiçbir yerinde bulunmaz.

Aklın diğer bir özelliği ise insan dışında hiçbir varlıkta bulunmamasıdır. Örneğin, hayvanlar; onların aklı yoktur. Düşünemezler. Ama bu bilgi bazen kafamızda soru işaretleri oluşturabiliyor. Mesela, “Köpekler; o kadar akıllı hayvanlar ki insanların verdiği komutları yerine getirirler”. Deriz. Ama köpeklerin aklının olmadığı bilimsel yazılarda yer almaktadır.

Akla benzettiğimiz zekâ ise daha farklıdır. Zekâ bireyin analiz etmesinde, aniden oluşan olaylara ayak uydurabilmesinde, anlamasında, öğrenmesinde, beş duyusunu kullanmasında yardımcı olur. İnsan zekâsının 12 yaşına kadar hızla geliştiği, daha sonra 20 yaşına kadar yavaşlayarak tamamlanması ve orta yaşta ise sabitlendiği düşünülür.
Zekânın ise şöyle bir özelliği vardır. Zekâ insanın her türlü olay karşısında aynı tepkileri vereceği anlamına gelmez. Örneğin: Bir öğrenci uzun bir paragraf sorusunu kolayca çözebilir. Ama basit bir matematik denkleminde zorlanabilir. Her bireyin zekâ seviyesi aynı olmayabilir. Bazı bilim dallarında zekâ, idiot, embesil, donuk zekâ, normal zekâ, üstün zekâ ve dahi olarak ayrılıyor. Bireyin hangi zekâ seviyesine ait olduğunu IQ testleriyle anlayabiliriz.

Sonuç olarak; akıl ve zekâ kabiliyettir. Fakat en ve önemli farkı ise akıl vereceğimiz insanlar olabilir. Ama kimseye zekâ veremeyiz. Herkesin zekâsı kendine aittir. Akıl, öğrenme yeteneği, zekâ ise olaylar karşısında akıl çalıştırma hızıdır. Akıl bir bütündür. Zekâ, mantık, sağduyu, bilgi, ahlak, inanç aklın parçalarıdır.

Bu makale özgün bir çalışmadır. Bu sebeple, telif hakları içermektedir. Makalenin tüm hakları Kerem Ege KESEN'e aittir. Kopyalanması, alıntılanması, kaynak gösterilmeden kullanılması, dijital ve matbu ortamlarda yaynlanması kesinlikle yasaktır. Aksi durumların tespitinde yasal mevzuat işletilecektir.