"Öz Güven" Kavramını İyi Anlamak!

 

Çocuklarda Özgüven ProblemiÖz güven insanoğlunun yüzyıllardır aşamadığı bir problemdir. Aslında bu problemin varoluş hikâyesi, içimizden bazılarının parmak kaldırıp öğretmenim ben burayı anlamadım, bazılarınınsa inşallah beni kaldırmaz deyip kafayı sıraya gömdüğümüz yıllara kadar gider. Problemin kökenine indiğimizde göreceğiz ki sorulmuş herhangi bir soruya askeri disiplin içinde parmak kaldırarak cevap verilmesi baş aktör olacaktır. Şöyle açıklayayım; eğer herhangi bir soruya parmak kaldırarak cevap verilmemiş olsaydı şayet bu sefer parmak kaldıranların sorunun cevabını bildiğini kaldırmayanların da bilmediği anlaşılmayacaktı. Yani parmak kaldırmayanlar ben soruyu bilmiyorum herkes biliyor bir ben bilmiyorum ezikliğini yaşamayacaklardı. Daha o yıllarda sırf sınıf içinde disiplini sağlamak adına yapılan bu uygulama aslında bu gün çoğu insanın yaşadığı öz güven sorununun ötelenmiş, bastırılmış halidir. Halbuki sorulan her soruya kimsenin parmak kaldırmadan bir sohbet ortamında gibi vereceği değişik yanıtları görmek o yıllarda bizlerin ufkunu genişletecek ve olaylara farklı açılardan bakmayı öğretecek bireyler yapacakken çoğu kişiyi kendine güveni olmayan bireyler haline dönüştürdü.

 

Hiçbirimize bir şeyler öğretilirken fikirlerimiz sorulmadı. Ve ben yıllar sonra anladım neden yıllarca o okul sıralarında öndeki arkadaşımın yüzüne bakmam gerekirken onca yıl ensesine baktığımı çünkü bizim birbirimizden öğreneceğimiz bir şeyler olmadığına inanmıştılar. Sizin birbirinizden öğreneceğiniz bir şeyler yok o yüzden konuşmayın ve soru sorulduğunda parmak kaldırın. O yüzden hepimiz öğretmenimize bakıyorduk o da parmak kaldıranlardan birini seçiyordu geri kalanlar kontrpiye.

 

Çarpım tablosu adında bir şeyler ezberletildi. Ezberi kuvvetli olmayan 8 yaşındaki çocuklara bağırıldı, sınıf ortasında küçük düşürüldü bunlar hep o bireylerin toplumdaki yerlerine etki etti ve öz güven eksiği bireyler olarak topluma karıştılar. Toplumda sesleri çıkmadı, bir halk otobüsünden bile, inmek istedikleri yeri şoföre söyleyemeyecek kadar kendilerine güveni olmayan bireyler haline dönüştüler, hep yanlış duraklarda indiler!!!

 

Oysa çocuklar özellikle de ilk okul birinci sınıfa kadar belkide dünyadaki öz güveni en yüksek bireyleri. Diledikleri zaman ağlıyorlar, diledikleri zaman altlarına pisleyebiliyorlar, toplum içinde utanmak gibi bir durumları yok istediklerini yapıyorlar üzeri kirliymiş, anne hiç bu kazak bu pantolonla oldu mu gibi dertleri yok egoları tavan yapmış durumda ilk okul birinci sınıfa başlıyorlar ve işte o yıllarda bir geçiş dönemi ki bu dönem tavan yapan öz güvenin iyice aşağıya indiği yıllar oluyor.

 

Çocuklarda Özgüven ProblemiZamanla çocuk kendi dilediği gibi değil de, başkalarının ondan dilediği gibi hareket etmeye başlıyor. Bu yüzden bu yıllarda çocuklara verilecek eğitimler çok önemlidir. Özellikle de anne babaların buradaki rolü büyüktür. Çünkü çocuğun parmak kaldırmadan sorulara cevap verebileceği ve dilediği gibi konuşabileceği tek yer onların yanıdır. Bu yıllarda evdeki çocuğa okuldaki disiplinin devamını uygulamak onu iyice baskıya alacağından çocuk kendine dünyasına çekilip dilediği cevapları bulabileceği yanlış ortamlara yönelebilir. Bu yıllarda çocuklarınıza birer birey gibi bakıp onların saçma sorularına bile mantıklı cevaplar verme yoluna gidin, bu ne saçma soru böle şeylerle uğraşma gibi onu dışlayan yanıtlar vermeyin. Unutmayın soru sormayan çocuk başkaları tarafından sömürülmeye, başka insanların bambaşka sorulara verdiği cevapları kendine örnek alan ve kullanılmaya müsait çocuk durumuna gelir. Çocuklarda Özgüven Problemi

 

Evde çocuğunuza görevler verin yaşı ve kabiliyeti ile orantılı, onun bu görevleri başardığında kendine güveni artacaktır. Korkmayın onu bakkala ekmek almaya gönderin, çöpü dökmeye gönderin, yatağını toplamasını öğretin, duş alırken yalnız bırakın, ödevlerini kendi yapsın, ayakkabılarını kendi temizlesin, bırakın dilediği gibi saçını kestirsin daha bu yaşlarda onun alacağı kararları desteklersiniz, onlara güvenirseniz gençlik yıllarında gözünüzün arkada kalacağı bir çocuğunuz değil çok verimli kararlar alabilen bir çocuk karşınızda bulacaksınız.

 

Bir çocuk anne ve babasının yansımasıdır; eğer anne baba çocuklarına baktığında aynı aynaya bakar gibi kendilerini görmek istiyorlarsa onların  öz güvenini artıracak ve onların kararlarını destekleyecek adımlar atmalıdırlar.

 

Çocuklarınıza güvenin ki onlar da kendilerine güvensinler...