Disiplin, bütün aileyi ilgilendiren herkes için açık ve net olan kurallar olarak tanımlanmaktadır. Disiplin, çocuğun istenilen şekilde davranması için uygulanan tutarlı kurallar bütünüdür.

İnsanların çocukları ile sorun yaşamaya devam etmelerinin en önemli nedeni çocuklarına gösterdikleri doğru yaklaşım konusunda tutarlı olamamalarıdır. Tutarlı ve uzun süre devam edilmeyen hiçbir yöntem olumlu sonuç vermeyecektir.

Bir çocuk, dışarıdan denetleme (baskı/tehdit) yoluyla, sizin denetiminiz devam ettiği sürece iyi ya da olumlu davranabilir, fakat denetim kalktığı ya da yalnız kaldığı an baskı altındaki davranışları yapmaya başlayacaktır. Önemli olan iç denetimin (Vicdan-Ahlak denetiminin) kazandırılmasıdır. Vicdan denetimi, çocukta, anne babanın etkili iletişim yoluyla uzun zaman içersinde oluşturacağı, “zihinsel bir jüriye” benzetilebilir, çocuk yaşam sürecinde kararlar verirken kendi zihnindeki bu sanal jüriye danışır ve en akılcı kararı verir.

Kendini yönetmeyi öğrenmiş ve akılcı kararlar alabilen çocuklar, çoğu zaman dış denetime ihtiyaç duymazlar ve dış denetimin kendi benlik saygılarını düşürdüğünün farkındadırlar. Bütün insanlar gibi çocukların da sevgi görmeye ve ilgi çekmeye ihtiyaçları vardır.

Normal ya da iyi davrandığında, ilgi ve yakınlık göremeyen çocuk, ilgi çekebilmek için sıra dışı davranmaya başlayacaktır.

Olumlu bir disiplin için anne-baba olarak neler yapabiliriz?

Çocuğuma şartsız sevgi gösteriyor muyum?
İnsan beyninde sevgiye duyarlı bölümler bulunmaktadır. İnsanın su ve besin ihtiyacı ne kadar zorunlu ise sevgi ihtiyacı da o derece zorunludur.
Sevgi ile beslenmeyen bir insan, yaşama ve insanlara da sevgi gösteremeyecektir.

Çocuklar, sevgi ve ilgiden yoksun kaldıklarında uyumsuz davranmaya, ilgi çekici şeyler yapmaya başlarlar. Şartsız sevgi görmeyen bir çocuğun, benlik saygısının, kendine duyduğu güvenin yüksek olması beklenemez.

Sevgi görmeyen, benlik saygısı ve özgüveni düşük bir çocuk, içe dönük ve bağımlı bir yapı geliştirebileceği gibi, kuralları önemsemeyen, uyumsuz bir yapıda geliştirebilir.

Yetişkin olarak ben tutarlı mıyım?
Çocuğunuza söylediğiniz şeyleri mutlaka yapmalısınız. Başka bir deyişle, yapabileceğiniz şeyleri söylemelisiniz. Eğer bir şeyi yapamayacaksanız hiç söylememeniz daha doğru olacaktır. (Seni okuldan alırım,  bu yaz tatile gitmek yok, sana bir sene boyunca dışarı çıkmak  ve ya bilgisayar oynamak yasak gibi.)

Çocuğunuz sizin söylediklerinizi yapamadığınızı gördükçe artık size inanmamaya ve güven duymamaya başlayacaktır. Zamanla koyduğunuz kurallar anlamını kaybetmeye başlayacak ve çocuğunuzun kontrolünü tamamen kaybetmiş olacaksınız.

Çocuğa giden mesajların farkında mıyım?
Günlük iletişimde, konuşmalarımız % 30, davranışlarımız % 70 oranında etkiye sahiptir. Nasıl davrandığımız, ne söylediğimizden çok daha önemlidir.
Çocuklar sözel ifadeden çok yolladığımız mesajlara bakarlar. Bir kuralı ciddi bir yüz ifadesi ve kararlı bir ses tonu ile söylemek çocuğa sadece kuralı söylemekten çok daha güçlü bir etki oluşturur. Çocukla kurallar konusunda çok sık konuşmak çocuğunuzun tekrarlardan sıkılmasına ve zamanla sizi dikkate almamasına neden olabilir.

Kurallar ve çocuktan beklentilerimiz konusunda kısa, açık ve net mesajlar vermek en doğrusu olacaktır.

Çocuğum beklemediğim/olumsuz bir davranış yaparsa:
Çocuğun bu davranışı neden yaptığını anlamaya çalışmak, davranış ve nedenleri hakkında sakin bir biçimde çocukla konuşarak öncelikle çocuğu anlamaya çalışmak ve çocuğa davranışın sonuçlarını anlatmak doğru olacaktır.

İletişim ve onaylamalara rağmen, davranışını değiştirmemekte ısrar eden bir çocuk için en etkili yöntem, davranışı her yaptığında sevdiği bir etkinliğin bir süre için kaldırılmasıdır.

Her davranışı kontrol etmeli miyim?
Çocukların yaptıkları önemsiz ya da sorun oluşturmayacak davranışları fark etmek/ceza vermek bu davranışların artmasına/sorun haline gelmesine neden olabilir.

Bazı küçük davranışları görmemek/önemsememek davranışın bir süre sonra ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Uzman yardımı almam gerekli mi?
Çocuğunuzla ilişkide kontrolü kaybettiğinizi düşünüyor ve ne yapmanız gerektiğine karar veremiyorsanız bir uzman görüşü almanız yararlı olacaktır.

Çocuğuma karşı yeterince sabırlı mıyım?
Tüm bunları uyguladıktan sonra yapılması gereken bir şey daha vardır; o da yeni iletişim yollarını denerken kendinize ve çocuğunuza karşı sabırlı olmak.

Bilimsel bir gerçek olarak; davranış değişikliği uzun zaman içinde ve tutarlı anne-baba davranışları ile gerçekleşir.

Tarık KAYA
Rehber Öğr./Psik. Dan.