Almanya'nın Mainz şehrinde doğmuştur. Daha sonra ailesiyle birlikte Fransa'nın Strasbourg şehrine taşınmıştır. Burada zanaatkârlık yapmış; ayna yapımı, metaller ve değerli taş­lar üzerinde çalışmış, basım teknikleriyle de ilgilenmeye başlamıştır.

Gutenberg iletişim tarihinin en önemli gelişmelerinden biri sayılan tipo basım yöntemini bulmadan önce, kitaplar ya doğrudan elle yazılır ya da her sayfa için elle oyularak hazırla­nan tahta bloklar kullanılarak basılırdı. Gutenberg her harf için ayrı kalıplar hazırladı. Bu ka­lıplara sıcak metal sıvı dolduruluyor ve harflerin metal örnekleri çıkarılıyordu. Basımcı me­tal harfleri istediği gibi dizebiliyor, basımdan sonra saklayarak yeniden kullanabiliyordu.

Yaptığı çalışmalar ve basım deneyleri için para bulmak zorunda olan Gutenberg 1450'de, Mainzli bir zengin olan Jochann Fust'la ortaklık kurdu. 1455'te bastıkları ilk kitap Latince bir kutsal kitaptı. Gutenberg Kut­sal Kitabı denen bu yapıt Kırk İki Satirli Kutsal Kitap olarak da bilinir.

1457'de Gutenberg borcunu ödeyemediği için Fust'la olan ortaklıkları bozuldu. Fust bütün araç ve gereçlerine el koy­du. Daha sonra Konrad Humery adlı bir Alman memurun sağladığı para yardımıyla yeni bir baskı makinesi kuran Guten­berg bir dil bilgisi kitabı, bir sözlük ve başka bazı kitaplar bastı. Başarıyla yürüttüğü bu çalışmaları sırasında büyük zor­luklara katlandı ve hiçbir zaman çok fazla para kazanamadı. Mainz Başpiskoposu olan Nassau kontu, son yıllarda göz­leri giderek bozulan ve yoksulluğa düşen Gutenberg'i sarayına aldı ve geçimini üstlendi.

Gutenberg'in buluşu hızla yayıldı. 15. yüzyılın sonlarına gelmeden Avru­pa'da, binden fazla baskı makinesi vardı. Bu basım yöntemiyle daha çok kitabın basılabilmesi kitap fiyatlarının düşmesini sağladı. Böylece daha çok kitap okunmaya başlandı.

Kitabın ve kitap okumanın yaygınlaş­ması, özgür düşüncenin doğmasına, bilimsel çalışmaların gelişmesine ve bilginin daha geniş kesimlere ulaşma­sına yardımcı oldu. Tüm bu nedenler­den dolayı Gutenberg'in bulduğu bu baskı yöntemi, özgür düşüncenin ya­yılmasına hız kazandıran, bilim araş­tırmalarının gelişmesini sağlayan, reformların yapılmasını hızlandıran önemli olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.