Kim Kimdir?

Noel Baba Kimdir?

Aziz (Saint) Nikolas

Noel Baba diye bilinen Demreli Aziz Nikolas, Patara'da 260 veya 270 yılında doğdu. Babasının bıraktığı mirası, fakirlere yardım etmek için kullandı. Nikolas, fırtınada bir gemiyi batmaktan kurtarınca Denizcilerin Koruyucu Azizi, yani "Saint Nikolas" olarak ilân edildi.

Gaspıralı İsmail Bey (Gasprinskiy) (1851 - 1914)

İsmail Bey Gaspıralı (İsmail Mirza Gasprinskiy) 20 (eski takvime göre, 8) Mart 1851'de Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy'de doğdu. Annesi Fatme Sultan köklü bir mirza ailesinin kızıydı. Babası Mustafa Alioğlu Gasprinskiy de Çarlık ordusundan emekli teğmen rütbesini taşıdığı için küçük İsmail zadegân sınıfına mensuptu. Öğrenim hayatına mahallî Müslüman mektebinde başlayan İsmail, tahsilini bir Rus okulu olan Akmescit Erkek Gimnazyumu'nda sürdürdü.

Johannes Gutanberg

Almanya'nın Mainz şehrinde doğmuştur. Daha sonra ailesiyle birlikte Fransa'nın Strasbourg şehrine taşınmıştır. Burada zanaatkârlık yapmış; ayna yapımı, metaller ve değerli taş­lar üzerinde çalışmış, basım teknikleriyle de ilgilenmeye başlamıştır.

Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el-Harezmi

Ebu Abdullah Muhammed bin El-Harezmi 780 yılında Özbekistan'ın Karizmi kentinde dünyaya gelmiştir.Horasan bölgesinde bulunan Harezm'de temel eğitimini alan Harezmi, gençliğinin ilk yıllarında Bağdat'taki ileri bilim atmosferinin varlığını öğrenir. İlmî konulara doyumsuz denilebilecek seviyedeki bir aşkla bağlı olan Harezmi ilmi konularda çalışma idealini gerçekleştirmek için Bağdat'a gelir ve yerleşir. Devrinde bilginleri himayesi ile meşhur olan Abbasi halifesi Mem'un Harezmi'deki ilim kabiliyetinden haberdar olunca onu kendisi tarafından Eski Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Eski Hint medeniyetlerine ait eserlerle zenginleştirilmiş Bağdat Saray Kütüphanesi'nin idaresinde görevlendirilir. Daha sonra da Bağdat Saray Kütüphanesindeki yabancı eserlerin tercümesini yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisi olan Beyt'ül Hikmet'de görevlendirilir. Böylece Harezmi, Bağdat'ta inceleme ve araştırma yapabilmek için gerekli bütün maddi ve manevi imkanlara kavuşur. Burada hayata ait bütün endişelerden uzak olarak matematik ve astronomi ile ilgili araştırmalarına başlar.

Sultan 4.Mehmed Vahdeddin

Sultan Vahdettin, İtalya’da vefat etti, Şam’a defnedildi

Sultan Vahdettin, 1926’da İtalya’da vefat ettiğinde 15 gün cenazesi kaldırılamamıştı. Sebeb ise çevre esnafa olan borçlarıydı. Eğer denildiği gibi “hain” olsaydı, giderken yanında neler götürmezdi ki!..

Mustafa Kemal

Mustafa Kemal, 1 Ağustos 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı’na Osmanlı Devleti’nin girmesinden dolayı rahatsızlık duymaktaydı. I. Dünya Savaşı başladığı sırada Mustafa Kemal Sofya Askerî Ataşesiydi. Ancak bu savaşa seyirci kalmak istemiyordu. Muharebe alanlarından birinde görev alabilmek için sürekli müracaatlarda bulunmaktaydı. Amirleri ise O’nu ataşelikten almak istemiyorlardı. Ancak bütün direnmelerin sonucunda Çanakkale Cephesine atanmasını sağladı. 19. Tümen adını alan yeni bir tümeni kurmak ve onu komuta etmek üzere 20 Ocak 1915 yılında yurda döndü.

Cevat Paşa

Cevat pasa 1870 de Sultanahmet’te dünyaya gelmiştir. Babası Müşir Mehmet Şakir Paşa’dır.  Mehmet Şakir Paşa'nın askeri ve mülki erkân arasında saygın bir yeri vardır. Cevat Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra aile mesleği askerliğe merak salmış ve 1888’de Harp Okuluna girmiştir. Başarılı bir öğrenci olmasından dolayı sürekli ön plana çıkmış, 1891 tarihinde Harp okulundan mezun olmuştur. Başarısından dolayı Harp Akademisine alınmış olup bu okulu da 1894’de birincilikle bitirmiştir.

Esat Paşa

Balkan savaşlarında gösterdiği müdafaa ve direniş ile tanınan Esat Paşa, Çanakkale’de de büyük başarılara imza atmıştır. 1862'de Yanya’da doğan Esat Paşa 1952 yılında İstanbul'da vefat etmiştir.

Liman Von Sanders

Liman Von Sanders 1885 yılında Stolp’da dünyaya geldi. 1884 yılında orduya girerek subaylığa başladı. 1911 yılında ise tümgeneralliğe yükseldi. 1913 yılında Osmanlı'daki Alman askeri heyetinin başkanı olarak İstanbul’a geldi. Türk hükümeti tarafından orgeneral rütbesiyle Türk ordusuna reform komisyonunda başkanlığını yapmak üzere, karargâhı İstanbul’da bulunan Birinci Kolordu Komutanlığına ve Yüksek Askeri Şûra üyeliğine atandı. 1914 yılında ise Alman ordusunda korgeneralliğe, Türk ordusunda mareşalliğe yükseldi. Ayrıca Liman Von Sanders Çanakkale Savaşları’nda Beşinci Ordu’nun komutanlığını da yaptı.

Yunus Emre

HAYATI
Türk milletinin yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden ve Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biri olan Yunus Emre'nin hayatı ve kimliğine dair hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir. Yunus'un bazı mısralarından, 1273'de Konya'da ölen, tasavvuf edebiyatının büyük ustası Mevlana Celalettin Rumî ile karşılaştığı anlaşılmaktadır; buradan da Yunus'un 1240'larda ya da daha geç bir tarihte doğduğu sonucu çıkarılabilir. Bilinen hususlar onun Risalet-ün-Nushiyye adlı eserini H.707 (M.1308) yılında yazmış olması ve H.720 (1321) tarihinde vefat etmesidir.Böylece H.638 (M.1240-1241) yılında doğduğu anlaşılan Yunus Emre XIII. yüzyılın ikinci yarısıyla XIV. yüzyılın ilk yarısında yaş**ıştır.Bu çağ,Selçukluların sonu ile Osman Gazi devrelerine rastlamaktadır.Yunus Emre'nin şiirlerinde bu tarihlerin doğru olduğunu gösteren ipuçları bulunmakta; şair, çağdaş olarak Mevlana Celaleddin,Ahmet Fakıh,Geyikli Baba ve Seydi Balum'dan bahsetmektedir.

Mevlâna Celâleddin-i Rumî

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.
Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

Akademik Pencere

Özel Hocadan Evde Birebir Özel Ders

Doğal Susam Ezmesi

Şekersiz Doğal Karadut Şurubu

Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net