Sosyal Bilgiler Sözlüğü

AKRAN DEĞERLENDİRME: Öğrencilerin kendi gruplarındaki arkadaşlarını değerlendirmeleridir.

ARA DİSİPLİNLER: Derslerle yaşam arasında bağlantı kuran alanlardır.

ANLAM ÇÖZÜMLEME TABLOLARI: Öğrencilerin de katıldığı bir etkinlik ile kavramların özelliklerinin gösterildiği tablolardır. Anlam Çözümleme Tabloları kavramların tanımlayıcı ve ayırt edici özelliklerinin öğrenilmesinde etkili biçimde kullanılabilir. Anlam Çözümleme Tablosu bir defa hazırlandıktan sonra kavramları pekiştirmek için de kullanılabilir.

BECERİ: Uygun öğrenme ve öğretim ortamında bireyin, hazır bulunuşluk düzeyine göre düşünsel ve davranışsal bir çabaya girmesi sonucu bir işi kolaylıkla ve ustalıkla yapar hâle gelmesidir.

DEĞER: Değer, bir sosyal grup veya toplumun kendi varlık, birlik işleyiş ve devamını sağlamak ve sürdürmek için üyelerinin çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli oldukları kabul edilen ortak düşünce, amaç, temel ahlaki ilke ya da inançlardır.

DERECELENDİRME ÖLÇEKLERİ (RUBRIC): Derecelendirme ölçekleri, performansı tanımlayan kriterleri içeren puanlama rehberidir. Herhangi bir çalışmanın puanlanması için geliştirilmiş ölçütleri içeren bir araçtır.

GİRİŞİMCİ: Yeni bir ürün yaratmak veya bir işi yürütmek amacıyla daha iyi yollar geliştirmek için risk alan kişidir.

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME (KUBAŞIK ÖĞRENME): Öğrencilerin küçük gruplar hâlinde  belirli amaçlara ulaşmak için tüm kaynak ve çabalarını birleştirdikleri öğrenme türüdür. İşbirliğine dayalı öğrenme türünde, öğrenciler ortak amaçlara dönük olarak çalışırlar.

KANITI TANIMA VE KULLANMA: Kanıt, bir şeyin doğruluğu ve gerçekliği konusunda kullanılan her türlü belgedir. Birincil kaynak, olayın geçtiği döneme ait kaynaklardır. İkincil kaynaklar ise; bu kaynaklara dayanılarak hazırlanmış telif eserlerdir. Birincil kaynaklar yazılı, görsel ve işitsel dokümanlardan ve nesnelerden oluşmaktadır. Gazeteler, mektuplar, kimlikler, günlükler, nüfus verileri, haritalar, mimari çizimler, fotoğraflar, aile fotoğrafları, filmler, videolar, sözlü tarih kayıtları, görüşme kayıtları, müzik kayıtları, buluntular, aletler, silahlar, atadan kalma aletler, malzemeler, giysiler, icatlar, mezar taşları birincil kaynaklardır.

KAVRAM: Kavram; bir şey üzerine ve özellikle o şeyin nitelikleri ya da imleri üzerine taşıdığımız genel düşünceye verilen addır. Temel kavramlar, yüksek düzeyde soyutlamalar taşıyan sözlü örüntülerdir. Kavramlar soyut olup belli bir hüküm taşırlar.

KAVRAM AĞLARI: Öğrencilerin izlenimlerini, düşüncelerini yazılı öğretim araçlarındaki (ders kitabı, dergi, ansiklopedi, vs.) kavram ve ilkelerle uyumlu bir biçimde sergileyen grafik araçlardır.

KAVRAM HARİTASI: Temel bir kavram etrafında, bu temel kavramla ilişkili diğer kavramları ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini gösteren şematik yapılardır.

KAZANIM: Öğrenme süreci içerisinde, planlanmış ve düzenlenmiş yaşantılar sayesinde öğrencide görülmesi beklenen bilgi, beceri ve tutumlardır.

KÜLTÜR ÖGESİ: Toplumlar halinde yaşayan, karşılıklı etkileşim içindeki insanların çevrelerindeki koşulara uyum gereksinimi içinde şekillenen, kuşaktan kuşağa simge sistemleri, özellikle de eğitim ve dil aracılığıyla aktarılan, insanları benzer davranmaya iten idealler, değerler ve davranışlar bütünüdür.

Kültür ögesi: Kültürü anlamlı hale getiren, onu yansıtan her türlü maddi öge, duygu ve davranıştır.

Sözlü kültür ögesi: Kültürün aktarılmasını veya sürekliliğini sağlayan her türlü sözlü gelenek ögesidir(masal, destan, deyim, atasözü vb.). Nasreddin Hoca Fıkraları, Dede Korkut Hikâyeleri vb.

Yazılı kültür ögesi: Sözlü kültür öğelerini görsel ve yazılı biçime aktaran her türlü işaret sistemidir( yazı, resim vb.).

KÜME: Ünitenin işlenmesi çalışmalarında ünitedeki problemlerden ve konulardan doğan ilgi ve ihtiyaçlara göre genel olarak amaçları aynı olan fakat farklı yetenek seviyelerindeki 3 – 7 öğrenciden oluşturulan gruplara küme denir.

MEKÂNI ALGILAMA: Bir cismin şeklini göz önünde canlandırabilme, mekânla ilgili çizimleri  okuma, mekâna ait bilgileri kullanarak kâğıt üzerinde çeşitli çizimler yapabilme ve bir yeri kâğıt üzerine çizilmiş hâli ile karşılaştırabilme becerisidir. Mekânı algılama becerisi varlıklar arasındaki ilişkiyi anlamayı mümkün kılar. Bu sayede coğrafî kavramların algılanması, bunlar arasındaki ilişkilerle, sebep ve sonuçlarının açıklanabilmesi mümkün olur. Mekânı algılama becerisi sadece ortamda olan unsurları fark edip söyleme, onların niceliği ve niteliklerini tanıma ile ilgili değildir. Özellikle mekânın farklı şekillerde ifade edilmesinde, yani en basit anlamıyla çizilmesinde mekânı algılama becerisi çok önemlidir.

ÖĞRENCİ ÜRÜN DOSYASI (PORTFOLYO): Öğrencilerin bir ya da birkaç alandaki çalışmalarını, harcadığı çabayı, geçirdiği evreleri gösteren başarılarının koleksiyonudur. Öğrencinin gelişimini, velisinin ve öğretmenlerinin izleyebilmesine olanak sağlayan bir çalışmadır. Sınıf içi etkinliklerin bir araya getirilip, yansıtılmasıyla oluşan öğrenci ürün dosyası, aynı zamanda hem öğretmen hem de öğrenci için bir değerlendirme yöntemidir.

ÖĞRENME ALANI: Öğrencilere kazandırılacak birbiriyle ilişkili tema, kavram, beceri, anlayış tutum ve değerlerin bir bütün olarak görülebildiği bilgi ve becerileri organize eden yapıdır.

ÖN BİLGİ: Gözlem, deney ya da çeşitli zihinsel çıkarımlar yoluyla bireyin önceden edindiği bilgilerdir. Ön bilgiler yapılandırıcı yaklaşımda özel bir öneme sahiptir. Çünkü ön bilgilerin ışığında yeni kazanılan bilgilerin incelenmesi, yorumlanması ve anlamlandırılarak beyinde yapılandırılması söz konusudur.

ÖZ DEĞERLENDİRME: Belli bir konuda bireyin kendini değerlendirmesidir.

PERFORMANS DEĞERLENDİRME: Performans değerlendirme, öğrencinin bilgiyi nasıl anladığı ve nasıl kullandığı hakkında bilgi veren bir değerlendirme türüdür. Öğrencinin var olan bilgilerini bir ürüne veya aktiviteye dönüştürmesini, günlük yaşamındaki problemleri nasıl çözeceğini ve problem çözmek için sahip olduğu bilgi ve becerileri nasıl kullanacağını inceleyerek süreç içinde değerlendirilmesidir..

PROJE: Proje; öğrencilerin genellikle somut bir ürüne ulaşmak için tek başına veya küçük gruplar hâlinde bir görev üzerinde uzun bir süre bireysel veya birlikte çalışmalarıdır. Projelerin temel amacı, öğrencilerin kendi öğrenmelerinden sorumlu olmalarına yardım etmek ve onları başkalarıyla işbirliği içerisinde çalışmaya motive etmektir.

SİMÜLASYON: İncelenen bir gerçek hayat sisteminin belli bir zaman diliminde istenilen gerçek karakteristiklerini tahmin etmek amacıyla sistemin matematiksel, mantıksal bir modelinin geliştirilmesi ve bu sistem üzerinde deneyler yapılması sürecidir. Simülasyon yazılımları, laboratuvarda pahalı veya ulaşılamayan materyal veya araç gereci, tehlikeli maddeleri veya işlemleri, öğrencilerin henüz ulaşmadığı beceri düzeylerini, çok uzun zaman alacak deneyler sonucunda yapılandırılacak olan kavram ve modelleri inceleme fırsatları verir. Eğitici ortamda simülasyonlar, gerçekte olayların taklit veya kopyalarının güçlü bir teknikle öğretilmesidir.  Simülasyonlar, öğrencileri motive eder, olayların gerçek ortamda nasıl bir tepki vereceğini öğretir. Simülasyon gerçek olayları basitleştirir. Öğrenci olayları, gerçek ortamlara benzer ortamlarda öğrenir.

SOSYAL BİLGİLER: Sosyal Bilgiler, bireyin toplumsal varoluşunu gerçekleştirebilmesine yardımcı olması amacıyla; Tarih, Coğrafya, Ekonomi, Sosyoloji, Antropoloji, Psikoloji, Felsefe, Siyaset Bilimi ve Hukuk gibi Sosyal Bilimlerin ve Yurttaşlık Bilgisinin konularının, öğrenme alanlarını yansıtan bir ünite ya da tema altında birleştirilmesini içeren, insanın sosyal ve fizikî çevresiyle etkileşiminin geçmiş, bugün ve gelecek bağlamında incelendiği toplu öğretim anlayışından hareketle oluşturulmuş bir ilköğretim dersidir.

TARİHSEL EMPATİ: Dönemin şartlarına uygun olarak geçmişteki insanların düşünce, amaç ve duygularını anlama becerisidir.

TOPLUM HİZMETİ UYGULAMALARI: Yaşamları boyunca insanlığa hizmet etmek amacıyla, demokratik süreçlere katılan gönüllü yardım kuruluşlarında görev alan bireyler yetiştirmek ve öğrencileri küçük yaşlardan itibaren sosyalleşmeyi amaçlayan uygulamalardır. Çocuk Esirgeme Yurdunu ziyaret, gönüllü çevre kuruluşlarında çalışmak gibi.

TUTUM: Tutum; bireylerin belli bir kişiyi, grubu, kurumu veya bir düşünceyi kabul ya da reddetme şeklinde gözlenen, duygusal bir hazır oluşluk hali veya eğilimdir. Tutum bir bireye atfedilen bir eğilimdir. Gözlenebilen, ortaya konan davranış değil, davranışa hazırlayıcı bir eğilimdir.

Facebook/SosyalBireyler

Popüler İçerikler

 Copyright © 2008-2019 | Sosyal Bilgiler Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir.

Kurucu&Yönetici: Yücel KESEN