KLASİK DÖNEM OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI (1453-1826)

Osmanlılarda Devlet Anlayışı ve Devlet Örgütlenmesi

Osmanlı devlet yönetimi temelde İslam hukukuna dayandırılmışsa da, eski Türk gelenekleri ve fethedilen yerlerin daha önceki uygulamaları ile şekillenmiştir. İslam hukukuna göre yöne-tim Allah tarafından hükümdara teslim edilmişti. Hükümdarın görevi de adaletli bir şekilde ülkeyi yönetmekti. Bu eski geleneğin uygulanması durumunda ülkenin mutlu olacağı düşünülürdü.
Klasik dönemde, Osmanlı Devlet yönetiminde üç temel ilke esas kabul edilmiştir:

  • Devleti ebet-i müddet: Devletin sonsuza dek yaşaması temel hedeftir.
  • Nizam-ı Alem: Kamu düzenin sağlanması temel hedeftir. Bu konuda sorumluluk padişaha aittir. Padişahın en önemli görevi ülkeyi adaletli yönetmektir.
  • Kanun-u Kadim: II. Mehmet (Fatih) örfi kuralları düzene koyarak, “Kanunname-i Ali Os-maniye”de Osmanlı devlet hukukunda ilk düzenlemeleridir.

Padişah olacak kişinin Osmanlı ailesiyle kan bağının olması gerekiyordu. Türk geleneklerinin bir sonucu olarak Osmanlı ailesinden olan her erkek tahta çıkabilirdi.

Padişahın tüm çocukları (Şehzadeler)-tahta aday olduklarından-sancaklarda, Sancak beyi olarak görevlendirilirlerdi. En önemli sancaklar Amasya, Manisa, Trabzon, Karaman idi. Sancaklarda bir Lala tarafından yetiştirilen şehzadeler, devlet yönetiminde deneyim sahibi oldukları gibi yeteneklerini de sergilemiş olurlardı. Hükümdarın ölümünden sonra devlet yönetimindeki etkin grupların (ordu, ulema sınıfı.....gibi) tercihleri sonucunda şehzadeler arasında hükümdar belirlenirdi. Ancak bu belirleme diğer şehzadelerin taht iddialarını sona erdirmediğinden Osmanlı Devleti zaman zaman kanlı kardeş kavgalarına şahit olmuştur. II.Mehmet, yönetimde yaşanan taht kavgalarının, merkezi otoriteyi zayıflattığını gördüğü için Kanunname-i Ali Osmaniye’de kardeş katlini yasallaştırır. Böylece başa geçen şehzade kardeşlerini öldürtme hakkına sahip oluyordu. Buna karşın XVII. Yüzyılın başlarına dek tahta kimin geçeceği konusunda bir belirleme yapılmamış olduğundan şehzadeler arasındaki mücadeleler sürmüştür.

17. Yüzyılda Veraset sistemindeki bu belirsizlik XVII. Yüzyılın başlarında, II. Selim ile birlikte değişmeye başlar.

Böylece veraset sistemi belirlenir. Bununla birlikte 1876’da hazırlanan Kanun-u Esasi ile hanedanın en yaşlı erkek üyesi, veliaht olarak kabul edilmiştir. Böylece veraset anlayışı anayasa ile kesinlik kazanmıştır. Osmanlı Devleti’nin Kuruluş döneminde yönetimde eski Türk töreleri doğrultusunda boy geleneklerinin devam ettiği dönemlerde hükümdarlar bey, gazi gibi unvanlar kullanmışlardır. Zamanla yerleşik yaşama geçilerek merkezi yönetimin güçlenmesi ile hüdevendigar, sultan, han ve padişah unvanlarını kullanmışlardır.

Osmanlı devletinde padişahlar cülus töreni ile tahta çıkmışlardır. Cülus töreni Osmanlı padişahlarının tahta çıkmalarını takip eden ilk günlerde Eyüp Sultan Türbesi’nde kılıç kuşanmaları dolayısıyla yapılan merasimdi.

Konunun devamı için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Osmanlı Devleti Merkez Teşkilatı

http://akademi.yucelkesen.com/osmanlilarda-devlet-anlayisi-devlet-orgutlenmesi-merkez-teskilati/