Doğu’da Yeni Fetihler

1513–1514 yıllarında çıktığı doğu seferi ve 1514’te yapılan Çaldıran Savaşıyla Safevi tehlikesini ortadan kaldırdı.

Önceden de bahsedildiği gibi göçebe Türkmenler uzunca bir zamandır Osmanlı devletinin baskıcı uygulamalarından hoşnut değillerdi. İran’da kurulmakta olan Safevi devletinin hem etnik köken, hem de dini anlayış olarak bu Türkmenlere yakın durması Osmanlı topraklarında yaşayan Türkmenleri de İran’daki bu yeni devletle yakınlaşmaya itmişti. Bu durum Anadolu’da üstünlüğünü kaybetmek istemeyen Osmanlılarla yeni kurulan ve Anadolu’da da destek bulan Safevileri karşı karşıya getirmeye yetti.

1513’te Şeyhülislam tarafından padişahın da zorlamalarıyla çıkarılan fetvada doğuda yaşayan ve Şah İsmail’e yakınlığı bilinen alevi Türkmenlerin katlinin dinen günah olmayacağı belirtildi. O yıl içinde Osmanlı ordusu kendi toprakları içerisinde yaşayan 40 bine yakın insanı öldürdü. Diğerleri sınırı geçerek Şah İsmail’e sığındılar. 1514’te iki ordu karşılaştı. Ateşli silahlar konusunda rakibinden çok üstün olan Osmanlı ordusu iki saatlik bir süre içerisinde savaşı büyük bir üstünlükle kazandı. Şah İsmail sağ olarak kaçmayı başardıysa da uzun bir süre için Safeviler Osmanlılar için tehlike oluşturamadılar.

­Tartışma: Bir tarihçi Çaldıran Savaşı’nı ulaşmayı amaçladığı hedef açısından Malazgirt Savaşı’na benzetmekte ama sonucunun tamamen farklı olduğunu belirtmektedir. Sizce bu tarihçi bu benzetmeyi yaparken hangi olgulardan yola çıkmaktadır?

Memluklular üzerine yapılan seferde Mercidabık (1516) ve Ridaniye (1517) savaşları sonunda Mısır, Filistin ve Suriye Osmanlılara geçti.

Memluklularla Osmanlıların ilişkileri Fatih döneminden beri çok iyi sayılmazdı. II. Bayazıd zamanında iki devlet savaşmış ama her ikisi de önemli bir üstünlük sağlayamamışlardı. 1516’da doğu seferine çıkan Osmanlı ordusu Memluk ülkesinde yaşanan veba salgını ve iç karışıklardan da yararlanarak kolayca Suriye’ye girdi. Memluklular Osmanlıların İran üzerine gideceğini tahmin ettiklerinden hazırlıklı değillerdi. Ancak Osmanlı ilerlemesini kesmek için ordu göndermeyi başardılar. Mercidabık Savaşı olarak bilinen savaşı Osmanlılar toplar ve denizden destek veren donanmanın da yardımıyla kazandılar ve ilerlemelerini sürdürdüler. Bir yıl sonra Ridaniye Savaşı’nı da kazanarak başkent Kahire’yi ele geçirdiler. Böylece Memluk devleti tarihe karışmış ve toprakları Osmanlı’ya geçmiş oldu. Memluk hazinesi deve kervanlarına yüklenerek İstanbul’a getirildi. Bu hazine Osmanlı’yı oldukça zenginleştirmişti. Bunun dışında Baharat yolunun tüm kontrolü Osmanlıların eline geçmiş oldu. Ancak şüphesiz Yavuz’un İstanbul’a dönerken yanında getirdiği en ilginç eşyalar "kutsal emanetler" olarak bilinen peygamberin şahsi eşyalarıydı. Bu emanetler sadece halifeler tarafından korunur ve İslam dünyasında saygı görürlerdi. Yavuz bu eşyaları kendisine son Abbasi halifesinin sunduğunu ve bundan sonra halifeliğin Osmanlı padişahlarına geçtiğini belirtti. Halifelik 1924’te kaldırılıncaya kadar Osmanlılarda kalmıştır.