(6 Nisan-29 Mayıs 1453)

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra Fatih;  imparator Konstantin Dragezes’e elçi göndererek şehrin teslim edilmesini istedi fakat teklif reddedilince 6 Nisan 1453’te kuşatma başladı. Ordunun mevcudu 75 bin kadardı. Büyük toplar surları dövüyor, Bizans aldığı yardımlar sayesinde başarılı bir savunma veriyordu. Bu arada söylencelere göre Fatih 21-22 Nisan gecesi 72 parçalık donanmayı Tophaneden Kasımpaşa limanına, Haliç’e indirmiştir. Bunun doğru olup olmadığını bilmiyoruz. Şehre kara surlarının olduğu bölümlerde açılan yarıklardan 53 gün sonra girildi.

Bazı tarihçiler Fatih’in şehri üç gün yağma için bıraktığını da ifade ediyor ancak bundan sonra şehre gelip yetkililerle görüşüyor ve İstanbul Rum Ortodoks halkına bazı özel imtiyazlar veriyor. Bu imtiyazlar yüzyıllar boyu devam etmiştir. Bu arada Ortodoks kilisesinin başına Katolik-Ortodoks birleşmesine karşı çıkan birisi getirildi. Fatih bir imparatorluk kurduğunun bilincindeydi. Bu nedenle bütün tedbirlerini buna uygun bir şekilde almış, Ortodoks halkı kendi tebaası olarak kabul ederek patrikhaneyi Osmanlı yönetimine bağlamıştır.

FETHİN SONUÇLARI

Böylelikle: Osmanlı devletinin iki kıta arasındaki bütünlüğü sağlanmış, Boğazların savunması kolaylaşmış, Osmanlı doğal başkentine kavuşmuş, imparatorluk dönemi başlamış, ticaret yollarının denetimi Türklerin eline geçmiştir. Ayrıca tarihi Bizans imparatorluğu sona ermiştir ki bu nedenle bazı tarihçiler bu olayı Ortaçağın bitişi Yeniçağın başlangıcı olarak kabul ederler.

Fetihten sonra rahatlayan II. Mehmet, neredeyse hiç ara vermeden bir dizi sefere çıktı. Birçok yer fethetti. Bu seferler Balkanlar’da, Anadolu’da ve Karadeniz’de yapılmıştır.