Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hemen ar­kasından itilâf Devletleri vatanımızı yer yer işgale başladılar.

Osmanlı Hükümeti, saltanat ve halifeliğin de­vamını sağlayabilmek için işgal devletlerine hoş görünmeye çalışıyor ve işgallere karşı etkin tedbir alamıyordu.

 

Bu tutum, milletimizin tepkisine yol açtı. Halk bir yandan mitingler yaparak haklı sesini yükseltir­ken, diğer yandan da direnme birliklerini kurmaya ve teşkilâtlanmaya başladı.

İşte, vatanı koruma ve bağımsız yaşama duygusunun eseri olarak ortaya çıkan bu teşkilâta Kuva-yi Milliye denir.

Özellikleri:

-    Kuva-yı Milliye, düzenli bir ordu niteliğine sahip değildi. Eli silâh tutan herkesin ka­tıldığı küçük silâhlı gruplardı. Her türlü ihti­yaçlarını halk karşılıyordu.

-    Başlarına buyruk hareket ediyorlardı.

-    Ortak düşünce, vatan topraklarını savun­mak ve Türk Milleti'ni onuruyla yaşatmaktı.

Yararları

-     Kuva-yı Milliye, İzmir'in işgalinden sonra Yunanlılar'a karşı başarılı mücadele verdi. Düzenli ordunun kurulması için TBMM'ne zaman kazandırdı.

-     İç ayaklanmaların bastırılmasında üstün hizmetler yaptı.

-     İstanbul - Ankara yolunu açarak silâh, cep­hane, insan nakliyesini sağladı.

Türk Milleti'nin düşmana direnme azmini, şuurunu ve kurtuluş umudunu güçlendirdi. Güneyde Fransızlara karşı savaştı. Urfa ve Maraş'ı işgalden kurtardı.  Antep'i uzun süre savundu.

SAKINCALARI

1.    Belli bir merkezden yönetilmiyorlardı.

2.   Askerlik tekniğini yeterince bilmedikleri için düşmanın   yurttan   atılmasında   yeterli olamıyorlardı.

3.    Bu birliklerin, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için   halktan   zorla   para  ve   malzeme toplamaları   zamanla   huzursuzluklar* sebep olmaya başlamıştı.

Bu sebeplerle ilk defa Sivas Kongresi'nde Kuva-yi Milliye birlikleri arasında komuta birliği sağlanmasına karar verildi. Batı Cephesi Kuva-yi Milliye Genel Komutan­lığına Ali Fuat Paşa atandı ise de başarılı ulunamadı.

4.   TBMM'nin   kurulması   ile   yeni      Türk Devletinin de temelleri atılmış oluyordu. O halde devletin düzenli bir ordusu da olma­lıydı.

-     TBMM   bu düşünceyle düzenli  orduyu kurdu. Böylece Kuva-yi Milliye Hareketi sona erdi. Fakat Kuva-yi Milliye ruhu ya­şamaya devam etti.

-    Çerkez Ethem, yeni orduya girmek iste­medi. Millî kuvvetlerle mücadeleye girişti. Yenilince de Yunanlılar tarafına geçti.