Ders Notları

Türklerde Devlet Teşkilatı

Türklerde Devlet Teşkilatı

A. İlk Türk Devletlerinde, Devlet Örgütlenmesi

Doğa güçleriyle başa çıkamadıkları dönemlerde Orta Asya’da görülen ilk Türk topluluklarının yaşayış biçimlerinin, inançlarının, dünya görüşlerinin ve geleneklerinin şekillenmesinde Bozkır iklimi belirleyici olmuştur.

Yılda 500 milimetre yağış alan, 500 metreden yüksek yaylalarda çobanlık yaparak geçimlerini sağlayan Türk toplulukları göçebe yaşam sürmüşlerdir. Başka bir ifadeyle “Atlı Göçebe Kültür” olarak tanımlanan yaşam biçimlerinde en önemli geçim kaynakları hayvancılık olmuştur.
Soru: Türklerin göçebe yaşamı benimsemelerinde etkili olan koşulları belirleyiniz.

Oluşumlarına Göre Göller

Ülkemizde dağlarda bulunan küçük göllerle birlikte 120'den fazla doğal göl, 555 kadar baraj gölü bulunmaktadır.

Türkiye'de göllerin toplandığı başlıca dört bölge vardın Göller Yöresi (Eğirdir, Burdur, Beyşehir ve Acıgöl), Güney Marmara (Sapanca, İznik, Ulubat, Kuş Gölleri), Van Gölü ve çevresi, Tuz Gölü ve çevresi.

Atatürk'ün Yaşadığı Zorluklar

Mustafa Kemal'in Yaşadığı Zorluklar

  • 7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya, oradan oraya sürüklenmeye başladı.
  • 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanını tarlalarda kargaları kovalayarak geçirdi.
  • 10 yaşında, yüzü kanlar içinde kalacak şekilde okulun yeni hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı. Korku ve sinirden 3 gün evinden çıkamadı.

Aydınlanma Çağının Kökeni ve Ortaya Çıkış Sebepleri

Aydınlanma Nedir?

Aydınlanmanın özünde Aklı işler hale getirme, esas kılma, yüceltme vardır. Aydınlanma düşünürleri (filozofları), evrenin ve her şeyin akıl yolu ile kavranabileceğine inanmıştır. Sadece aklı kullanmak ve aklımızı kullanarak mantık yürütmek; esas olan budur, onlara göre. Bu yolla ve ancak bu yolla insanoğlu; özgürlüğe, mutluluğa ve bilgiye ulaşabilecektir.

Aydınlanmanın kökenlerini eski Yunanistan’a kadar götürebiliriz. Eski Yunanlı düşünürler doğanın işleyişinde belli bir düzen görmüşler ve bu düzenin akılsal bir ilkeye bağlanabileceğini söylemişlerdir. Demek ki Yunanlı düşünürler doğanın muhteşem işleyişinin rastgele olmadığını düşünüp bunu ancak akılsal bir ilke ile olabileceğini söylemişler. Bu akılsal veya “ussal ilke”yi yaratan nedir? Tanrı mı? Tanrısal bir güç mü? Akıllı bir tanrıdan mı söz ediyorlar?

Coğrafya 10 Dersi Yeraltı ve Yerüstü Suları Konu Özeti

Kazamım: Su kaynakları hakkında bilgi sahibiyim ve kaynak sularının nasıl oluştuğunu biliyorum.

Yeryüzündeki okyanuslar, denizler, göller ve akarsulardan buharlaşan ve atmosfere karışan sular bulutları oluşturur. Rüzgarların bulutları değişik yerlere taşımasıyla ve bulutlar içindeki su buharının yoğunlaşarak yer yüzüne yağış olarak düşmesi, dünya üzerinde suyun dağılımını sağlar

Suyun yeryüzü, yeraltı ve atmosfer arasındaki dönüşüm hareketine su döngüsü denir.

Yeryüzünün %71’i sularla kaplıdır, %71’in %97’si tuzlu ve %3’ü tatlı sulardan oluşmaktadır.

Coğrafya 10 Dersi Levha Hareketleri Konu Özeti

Kazanım: Levha sınırları, Volkanizma faaliyetleri, Depremler ve Sıcak su kaynakları arasındaki ilişkiyi biliyorum.

Dünya volkanik alanlar haritası ,Dünya sıcak su kaynakları haritası ve Deprem riski yüksek alanlar haritasının, hepsinin ortak özelliği levha sınırlarına yakın alanlarda oluşmasıdır.

Coğrafya 10 Dersi Göller Konu Özeti

Amaç: Gölleri oluşumlarına göre sınıflandırabilirim.
Doğal Göller

Oluşumlarına göre göller 5 türe ayrılır;

Tektonik Göller

Yer kabuğundaki tektonik hareketler sırasında çöken tektonik çukurlukların yer altı ve yer üstü sularınca doldurulmasıyla oluşan göllerdir. Dünya’daki göllerin büyük çoğunluğu tektonik kökenlidir, özellikle doğu Asya ve Afrika kıtasında yer alırlar. Örneğin; Aral, Baykal, Hazar.

Coğrafya 10 Dersi Akarsular Konu Özeti

Belli bir yatak içerisinde uzun bir süre akan, kaynak suları, yağmur suları, kar ve buz erimeleriyle beslenen sulara akarsu denir. Akarsular büyüklük sırasına göre: ırmak veya nehir, çay ve dere olarak adlandırılır. Akarsuyun içinde aktığı oluğa yatak denir. Bu yatağın bulunduğu geniş ve uzun çukura vadi denir.

Amasya Genelgesi

Önbilgi Bölümü


Yönerge: Bu çalışmada, Kurtuluş Savaşı’nın önemli adımlarından biri olan Amasya Genelgesi’ni ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. Aşağıda Amasya Genelgesi ile ilgili bilmeniz gereken temel bilgiler ile bu genelgeden çıkan sonuçlar verilmiştir. Bu bilgileri dikkatlice okuduktan sonra Amasya Genelgesi’nin “Milli Uyanış”taki önemini sorulan sorulara vereceğiniz yanıtlar ile bulmuş olacaksınız. Çalışmanın sonunda, yukarıdaki boş kutuya Amasya Genelgesi’nin önemini ifade eden bir başlık koymanızı bekliyoruz.

 

15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkaran Yunanlılar tüm Batı Anadolu’yu ele geçirme planları yaparken onlara karşı bayrak açacak olan Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Samsun’a çıkar çıkmaz kurtuluş mücadelesi için harekete geçti. Ülkenin kurtuluşunu düşleyen yakın arkadaşlarıyla birlikte, nasıl bir kurtuluş hareketi başlatacaklarını Amasya Genelgesi’nde kaleme aldılar.

Osmanlı Devleti'ni Kurtarma Çalışmaları

  • Yeni (Genç) Osmanlılar (Şinasi, Ziya Paşa, Mithat Paşa, Namık Kemal, vs) kendi projelerini hayata geçirebilmek amacıyla öncelikle “Neden imparatorluk kötü şartlar altında?” sorusunun sorulması gerektiğini belirtmişlerdir.
  • Cevapları hazırdır: “Anayasa hazırlanmalı, parlamento açılmalı. Tanzimat’tan bu yana demokratikleşme çalışmaları hızlandırılmalı. Ama bu çabaları halka da anlatmalı. Gazeteler, kitaplar, oyunlar ile halkı bilinçlendirmeli.”
  • İlk sivil gazete olan TERCÜMAN-I AHVAL ŞİNASİ tarafından çıkarılır.

I. MEŞRUTİYET-KANUNİ ESASİYE-1876

Meşrutiyet: Yönetimin tek elde toplanmasının (Monarşi) sona ermesi; seçilmiş meclis üyeleri ile padişah ülkeyi birlikte yönetir.

 

AYAN MECLİSİ: Padişah atamaları

 

MEBUSAN MECLİSİ: Seçilmiş vekiller

 

NEDENLERİ: Genç Osmanlıların etkisi; hürriyet ve vatan sevgisi; donanma harcamaları, padişah ve nazırların borçlanmaları, taşrada isyanlar, Bosna, Bulgaristan’da isyanlar, Kuzeyde savaş hali, yalnız bir imparatorluk…

 

OLUMSUZ GELİŞMELER NASIL DÜZEN DEĞİŞİKLİĞİNE NEDEN OLABİLİR?

 

UYARI: Padişahın tüm yetkileri sınırlanmamıştır. Olağanüstü bir durumda meclisi feshedebilirdi.

 

İSTİBDAT VE II. ABDÜLHAMİT

  • Ardından padişah değişikliği için baskı ortamı oluşturmaya çalıştılar. Mithat Paşa ve yenilik taraftarı askerler tarafından “Meşrutiyet”i ilan edeceğini söyleyen II. Abdülhamit tahta geçirilir.
  • İlk anayasa “Kanun-i Esasi” 1876 kabul edilir. İlk parlamento açılır.
  • Ancak işler umulduğu gibi gitmez. Anayasanın ömrü kısa olur ve 1877-78 Rus Savaşı’nı bahane eden padişah tüm demokrasi çalışmalarını askıya alır. 1908’e kadar ülke “İSDİBDAT” yani baskı ile yönetilir. Mutlakiyetçi anlayış geri döner.

1-OSMANLICILIK

  • Avrupa tarzı okulların açılması, Avrupa’ya öğrencilerin gönderilmesi sonrasında yeni bir aydın grubu ortaya çıkmıştır.
  • Bu aydın grubuna YENİ OSMANLILAR denir.
  • Yeni Osmanlılar “OSMANLICILIK” fikrini geliştirmişlerdir.

NAMIK KEMÂL

VATAN: KUTSANMIŞ TOPRAK

HÜRRİYET: PADİŞAHIN OTORİTESİNİ SINIRLAMAK

MİLLET: DİN, DİL, ETNİK FARKLILIK FARKETMEDEN AYNI VATANDA YAŞAYAN HALK

 

"Eğer Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasını önlemek istiyorsak öncelikle OSMANLI KİMLİĞİNİ oluşturmalı; bu kimliği ANAYASA’da güvence altına almalı; insanlara MECLİS’te temsil edilme hakkı tanınmalıdır."

 

ESERLERİ:

  • VATAN YAHUT SİLİSTRE
  • İNTİBAH

2-İSLAMCILIK

  • Ümmet anlayışı üzerine kurulmuştur.
  • Osmanlıcılık anlayışı toprak kayıplarını engelleyemeyince padişah II. Abdülhamit döneminde uygulanmaya çalışılmıştır.
  • İslâmcılık: İmparatorluk toprakları üzerinde yaşayan “TÜM MÜSLÜMANLAR” birleşmeli –birinci sınıf vatandaşlar zaten müslümanlardı- imparatorluğun devamını sağlamalıdırlar. Etnik anlamda farklılıklar göz ardı edilmeli asli unsurun din kardeşliği olduğu vurgulanmalıdır.
  • Halifelik makamı birleştirici unsur olarak kabul edilmeli, tüm müslümanları “cihat”a davet etmelidir.

3-TÜRKÇÜLÜK

  • Osmanlıcılık, İslamcılık gibi devleti kurtarmaya dönük fikirler amacına ulaşamayınca yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında da etkili olan fikir geliştirildi: Türkçülük
  • Fikir babaları Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura’dır.
  • Bu düşünceye göre “Devletin asli unsuru Türklerdir. Türklüğe dayalı bir ulus devlet kurulmalıdır. Bu vatanda yaşayanlar Türk’tür. Onların kendilerine ait bir devleti olmalıdır.”
  • Özellikle bu düşünceden İttihat ve Terakki Cemiyet’i etkilenmiş, 1913’te iktidarı ele geçirince düşünceleri uygulamaya çalışmıştır.

ZİYA GÖKALP

 

"Ben Ziya GÖKALP. Türkçülüğün Esasları kitabımda “Türklüğü” tanımladım. Bana göre Anadolu’da -Türkiye- yaşayan ortak kültür, dilli paylaşan halklar Türk’tür. Bu özellikler korunmalı. Koruma ancak Türk devletinin kurulması ile sağlanabilir."

 

YUSUF AKÇURA

 

"Ben Yusuf AKÇURA. Üç Tarz-ı Siyaset kitabını yazdım. Bana göre Ziya Gökalp doğru söylüyor. Ancak yeterli değil. Aynı zamanda Orta Asya’daki diğer Türk halkları ile de birleşilmelidir. Pantürkizmi savunuyorum."

Yararlı ve Zararlı Cemiyetler

MONDROS SONRASI FAALİYET GÖSTEREN CEMİYETLER

Ulusal Varlığa Zararlı Cemiyetler (Milli mücadeleye karşı faaliyet gösteren cemiyetler)

1-AZINLIKLARIN KURDUĞU CEMİYETLER

 

a-Mavi Mira Derneği:

Rum kilisesinin desteğindeki bu derneğin amacı İstanbul, Bursa, Bandırma, Tekirdağ, Kırklareli yörelerindeki Rum azınlığı, örgütlemek, silahlandırmak, çeteler kurmak, Yunanistan yararına kamuoyu yaratmak ve Türk halkına karşı çete savaşını sürdürmektir.

 

b-Pontus Rum Derneği:

Yeniden canlandırılan Etnik-i Eterya derneği ile birlikte, Doğu Karadeniz illerindeki çalışmalarını yoğunlaştırıyordu. Bu bölgede ayrı bir Rum devleti kurmak istemiştir.

 

c-Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler:

Ermeni patriği Zevan efendi Rum dernekleri ile beraber çalışarak bir Rum-Ermeni birliği komitesi oluşturmuştur. Ermeni örgütleri Doğu Anadolu’da geniş bir bölgeyi içine alacak bir Ermeni devleti amaçlıyordu. Özellikle ABD ve Fransa’dan destek görüyordu. (Hınçak ve Taşnak Cemiyetleri)

2-TÜRKLERİN KURDUĞU ZARARLI CEMİYETLER (OSMANLI-MÜSLÜMAN HALKIN KURDUĞU CEMİYETLER)

a-Sulh ve Selameti Osmaniye Fırkası:

Vatanın kurtuluşunun, padişahın ve halifenin buyruklarına sıkı sıkıya uymakla mümkün olacağına inanan bir cemiyettir. İngilizlerden maddi destek görmüştür.

b-Kürt Teali Cemiyeti:

Amacı Wilson ilkelerinden faydalanarak bağımsız Kürdistan devletini kurmaktır. Dernek ulusal kurtuluş hareketine karşı çıkmıştır.

c-Teali İslam Cemiyeti:

Halifenin buyruklarına ve şeriat kurallarına uymakla Osmanlı Devletinin kurtulacağını savunur. İstanbul’da medrese öğrencileri tarafından kurulmuştur. Konya’da da şubeler açmıştır.

 

d-Wilson İlkeleri Cemiyeti:

Bu cemiyetin kurucuları Amerikan mandasına taraftardırlar.

e-Hürriyet ve İtilaf Fırkası:

1911 yılında İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı kurulan bu parti, Mondros Ateşkes antlaşmasından sonra ulusal mücadeleye karşı olan cemiyetleri bünyesinde toplamıştır.

f-İngiliz Muhipler (Sevenler) Cemiyeti:

İngiliz gizli servisince yönlendirilen dernek, İngiltere’nin doğu siyasetini destekler. Merkezi İstanbul’du. İngiltere ile Osmanlı saltanatı arasındaki ilişkileri kuvvetlendirmek amacıyla kuruldu. Çalışmaları Hürriyet ve İtilaf fırkasınca desteklendi. Asıl amacı, ulusal direniş girişimlerini yok etmektir.

ULUSAL CEMİYETLER (MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETLERİ)

Ortak özellikleri

 

 

1-Bölgesel amaçlarla kurulmuşlardır.


2-Yayın yoluyla bulundukları bölgelerde, Türklerin çoğunlukta olduklarını dünya kamuoyuna duyurarak işgallerin haksızlığını savunmuşlardır.


3-İşgalleri ve azınlık faaliyetleri engellemek amacıyla kurulmuşlardır.

4-Birbirlerinden kopuk ve bağımsız hareket etmişlerdir.

5-Gerekirse silahlı mücadele başvurma kararı almışlardır.

6-Ulusal bilincin gelişmesine, yayılmasına, canlı tutulmasına kaynak olmuşlardır.

7-Sivas kongresinde (7 Eylül 1919) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşerek ulusal nitelik kazanmışlardır.



a-Trakya Paşaeli Cemiyeti:

Edirne merkezidir. Trakya ve Marmara’nın Yunanistan’a verilmesini önlemeye ve bölgedeki azınlıkların yıkıcı faaliyetlerini engellemeye çalışmışlardır. Silahlı direniş hazırlıkları yapmıştır.

 

b-İzmir Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti:

İşgalden önce İzmir’de kurulan bu cemiyet, İzmir’in ve Batı Anadolu’nun Yunanistan’a verilmesini engellemeye çalışmış, düşman işgaline silahla karşı koymayı ilke olarak kabul etmiştir. Bölgesel direnme kuruluşlarına silah, cephane sağlamakta yardımcı olmuştur. Cemiyet ismini İzmir’in işgal edileceği haberinin alınması üzerine “İzmir Reddi İlhak Cemiyeti” olarak değiştirmiştir.

c-Kilikyalılar Cemiyeti:

İstanbul’da kuruldu. Amacı, Adana ve çevresindeki düşman işgallerine karşı, direniş hareketlerini teşkilatlandırmaktır.

d-Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti:

Trabzon ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Pontus Rum devletinin kurulmasını önlemek için kuruldu. e-Şark İlleri Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti: Genel merkezi İstanbul’da olan bu cemiyet Erzurum ve Elazığ’da şubeler açmıştır. Doğu illerimizin Ermenilere verilmesini engellemek amacıyla kuruldu. Ermeniler lehine yapılan propagandaları engellemek için çalışmıştır. Hiçbir şekilde göç edilmemesini, Doğu Anadolu’nun tarihi ve kültürü ile Türk yurdunun ayrılmaz bir parçası olduğunu savunuyordu. Daha sonra Erzurum Kongresinin toplanmasını sağlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşundan Günümüze Kadar Uygulanan Ekonomi Politikaları

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşundan Günümüze Kadar Yapılan Ekonomik Çalışmalar

1) 1923-1932 Dönemi

Osmanlı Devleti I.Dünya Savaşı'ndan büyük zarar görmüş ayrıca Cumhuriyet Türkiye'si 1929 yılında patlak veren dünya ekonomik krizinden olumsuz etkilenmiştir. Bu olaylar sonrasında alt yapı imkanlarının yetersiz, sermaye birikiminin zayıf ve kişi başına düşen milli gelirin düşük olduğu bir tablo ile karşı karşıya kalınmıştır. Ekonomik faaliyetlerin çoğu tarımsal üretime dayanmaktaydı. Ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi için bir şeyler yapılmalıydı. İlk olarak 17 Şubat 1923 tarihinde İzmir'de toplanan İzmir İktisad Kongresi Kararları gereği tarım ve sanayi alanında önemli gelişmeler yaşandı. 1925 tarihinde Aşar Vergi'si kaldırıldı. 1926 yılında tarımda makineleşme için çeşitli girişimlerde bulunuldu. 1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ve Gümrük Kanunları yatırımcıya teşvik alanında önemli kanunlardır. 1929  yılında dünyada baş gösteren ekonomik kriz tüm dünyayı kasıp kavururken Türkiye'de krizle mücadele için ekonomide Devletçilik Politikası uygulamışlardır. Yabancı mallarla rekabet edebilmek için yüksek Gümrük Vergileri uygulanmıştır.

Medeniyetler Beşiği Anadolu

Medeniyetler Beşiği Anadolu

Medeniyetin Tarihçesi: Anadolu Coğrafyasında Eski Dönemlerden Kalma Yaşam İzleri

Ülkemizin çok eski bir yerleşim alanı olduğuna dair pek çok kalıntı, pek çok iz mevcuttur. Antalya yakınlarındaki Karain Mağarası, Küçükçekmece Gölü'nün kuzeyinde yer alan Yarım Burgaz Mağarası Türkiye'nin eski yerleşim alanlarındandır.

Yine Ürgüp, Göreme ve Nevşehir  ili çevresinde arazinin büyük çoğunluğunun volkanik tüflerden oluşması sebebiyle pek çok barınak ve mağaralara çok eski zamanlardan beri kullanıma gelmiştir. Mağaralar insanlar için birer doğal barınak olarak bu yüzden eski dönemlere ait yaşam izlerinin görünebildiği yerlerdir.

Akdeniz bölgesinin çoğunlukla kireç taşlı arazilerden oluşması mağaraların doğal olarak oluşmasını sağlamıştır. Su ile temas eden kireç taşı kolay eriyebildiğinden bu bölgede mağara oluşmuştur.

Akademik Pencere

Özel Hocadan Evde Birebir Özel Ders

Doğal Susam Ezmesi

Şekersiz Doğal Karadut Şurubu

Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net