Bir gün bir kavak ağıcının altında yemyeşil çimenlerin üstünde bir koyun otluyormuş. Çok susamış ve daha çok yabancı olduğu bir köyde neyin nerde olduğunu bilmiyormuş. Gezmiş dolaşmış ve sonunda bir köy çeşmesi bulmuş. Doya doya suyunu içmiş. Daha sonra köyde otlarken bir köstebek görmüş. Hemen yanına gidip onunla konuşmaya başlamış:

-Merhaba köstebek hanım.

-Size de merhabalar

-Nasılsınız? Demiş koyun

-İyim teşekkürler siz?

-İyim demiş koyun

Daha sonra köstebek buralara yabancısınız sanırım. Ben sizi hiç görmedim buralarda  nerden geldiniz? Niçin geldiniz?

Koyun ise evet yabancıyım sürüm ile gezerken kayboldum buralarda kayboldum yani demiş koyun.

Köstebek ise tamam koyun kardeş şimdi benim gitmem lazım ama seninle de kalıp köyü gezdirmek isterim.

Koyun sağolun köstebek hanım ama siz işinizi yapın lütfen ben gezerek arkadaşlarımı aramaya devam edeceğim. Bulamaz isem gece bir söğüt ağacının altına girip yatarım.

Köstebek tamam o zaman tanıştığıma çok memnun oldum. Umarım arkadaşlarına kavuşursun elveda demiş ve oradan uzaklaşmış.

Daha sonra koyun geze geze göre göre bir söğüt ağacının yanına gitmiş. Geceyi orda geçirmiş. Sabah güneş doğarken arkadaşlarının sesini duymuş. Hemen kalkmış ve onların yanına gitmiş. Hepsi çok sevinmiş  onu yeniden gördüklerin. Koyun ise bu yaşadıklarını arkadaşlarına anlatmış arkadaşları duyduklarına çok şaşırmış. Ve bu koyunun bir anası olarak kalmış…

Elif Doğu

6. Sınıf