Atatürk, Sakarya Cephesi’ne gidiyordu. Yolda sırtında çuvalla yürüyen küçük bir çocuk gördü. Arabasını durdurarak sordu:

-Bana bak küçük, nereye gidiyorsun böyle?

-Sakarya boyuna.

-Orada ne işin var?

-Bu çuvalı cephede savaşan erlere götürüyorum.

-Ne var bu çuvalda?

-Pide. Köyde hazırladılar.

-Atla arabaya, çok yorulmuşsun. Biz de oraya gidiyoruz.

Küçük çocuk, sırtındaki çuvalı uzattı:

-İyi tut, ezilmesin.

Atatürk, yanına aldığı yorgun yüzlü çocuğa sordu:

-Köyden ne zaman çıktın?

-Sabahleyin.

-Öğleyin ne yedin?

-Hiç…

-Çuvaldaki pidelerden neden bir tane yemedin?

-Olur mu hiç! Onlar cephede savaşan askerlerimizin.

Atatürk’ün gözleri yaşardı. Yanındakilere:

-Gördünüz mü? İşte savaşı, bunun için kazanacağız, dedi,

Türk ulusu Kurtuluş Savaşı’nı bu ve benzeri dayanışma örnekleri ile kazanmıştır.