Yaratıcı Öğretmen

Araştırmalar, yaratıcılığın, öğrenmenin önemli bir boyutu olduğunu göstermektedir.

Öğretmen tek doğru cevabı olan yegâne bir otorite olmak yerine, işleri kolaylaştıran bir rehberdir, harekete geçirici bir kişidir.

Yaratıcılığa olanak tanımayan bir sınıfta ise, öğretmen otoriterdir, katıdır, kendini zamanla kısıtlandırır, öğrencilerin duygusal gereksinmelerine duyarsızdır, fazlasıyla disiplin kurma ve bilgi aktarma çabası içindedir. Oysa, öğrenende kalıcı olan, sorunları çözme ve yeni düşünceler yaratma yeteneğidir. Bu yetenek sorunlarla dolu karmaşık toplumlarda daha da önem kazanır (Davaslıgil, www.ustunzekalilar.org ).

Öğretmenlerin çocuklarda yaratıcılığı geliştirebilmeleri için, her şeyden önce kendilerinin yaratıcı bir kişiliğe sahip olmaları, çocuklar için uygun bir model olmaları gerekmektedir. Diğer bir deyişle, öğretmenler, akıcı, esnek ve orijinal bir düşünme gücüne sahip olmalı ki çocukları yaratıcılığa yöneltecek bir öğretme-öğrenme ortamı düzenleyebilsin ve yaratıcılığın gelişimine rehberlik edebilsin.

Öğretmen, öğrencilerin yaratıcılığını harekete geçirecek, birbirine uymayan zıt fikirleri, çok yönlü durumları bir arada barındıran açık uçlu, tartışmalı ödevler verebilmelidir. “Bu konuda ne düşünüyorsun?” “Eğer şöyle olsaydı ne olurdu? Seni böyle düşündüren nedir” vb. gibi açık uçlu sorular sorup, öğrencilerin cevaplarını kendilerinin bulmalarına, kendi cevaplarını kendilerinin değerlendirmelerine; yaptıkları işte daha çok zaman harcamalarına ve keyif almalarına rehberlik etmelidir. (Senemoğlu, 2015)

Kısacası, yaratıcı beyinler geliştirmek için eğitimciler; öğrencilere kalıplaşmış, katı ve kuralcı uygulamalardan ziyade; onları sezgileri ve duyularıyla da karar verebilen, fikirlerini özgürce ortaya koyacakları olanakları yaratmalı ve resmin bütününe bakmayı öğretebilmelidir.

Bunun için de öğrenciler, hobi geliştirmeye, dış dünya ile ilişki kurmaya, kendi düşüncelerini özgürce ifade etmeye, sorgulama yapmaya ve farklı ilgi alanlarına yönlendirilerek, beyinlerinin sentezci özelliğini artırmaları sağlanmalıdır.

Buna ek olarak; öğrencilerin etkin konuşma, müzakere gibi etkinliklere yoğun bir şekilde katılmaları teşvik edilmeli; müzik, tiyatro ve sanat alanlarında kültürel eğitimlerine önem verilmeli ve dünyayı dar bir pencereden gözlemlemek yerine daha geniş açıdan izleyebilmelerine olanak sağlanmalıdır. (Tan,2012)