Beynin Yapısı ve Öğrenme Özellikleri

Beyin

Beyin, öğrenme ve diğer tüm zihinsel işlemlerin merkezidir. “Uyuyan dev” olarak da tanımlanan beyin, yaklaşık 100 milyar nörondan oluşur. Bir insan ortalama olarak beyin kapasitesinin ancak %1- 2’sini kullanabilmektedir
(Özden, 2003, 40).

Beyinle ilgili yapılan araştırmalar ve elde edilen bulgular eğitim ve öğretim faaliyetlerimizi planlamadan değerlendirmeye kadar birçok açıdan etkilemektedir. Öğrenmenin beyinde nasıl gerçekleştiğini ve öğrenme anında beyinde meydana gelen fizyolojik değişimlerle ilgili bulgular ders planlarına yansıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Hermann doğuştan beynin bir yarısına ait işlevlerin diğer yarısına göre daha baskın olması durumunun, zamanla ödüllendirme veya tercih yoluyla diğerine göre daha baskın hale geldiğini vurgulamaktadır (Aktaran: Özden, 2003, 78). Bu bağlamda eğitim sisteminin belli bir düşünceye değer verip diğerini ihmal etmesi, insanoğlunun doğuştan gelen beyin kapasitesinin bir kısmının kullanılmamasına neden olur (Özden, 2003, 100). Okullarda mantıksal ve analitik düşünceye ağırlık verilerek çocukların duygusal, sezgisel, imgesel ve yaratıcı yetenekleri ihmal edilmemelidir.

Beyin bütün olarak öğrenir. Sağ ve sol yarı küre fonksiyonlarının birlikte kullanımı öğrenmede büyük önem taşır. Böylelikle öğrenciler faklı zihinsel işlevlerini bir arada kullanarak hayata farklı açılardan bakmayı öğrenirler.

Herkes kendine, çocukluktan itibaren edindiği bilgi, deneyim ve anılardan oluşan bir hazine biriktirir. Gördüğümüz, kokladığımız, dokunduğumuz, yaptığımız ve anımsadığımız her şey; beynin gelişmesine, çalışmasına, üretmesine ve tepki vermesine katkı sağlar.

Beynin ilk gelişme dönemlerinde yaratıcılığı geliştirmek için daha fazla gayret göstermek son derece önemlidir. Çünkü uzmanlaşmış olan bölgelerin gelişimi belli bir dönemden sonra sona erer.

Günümüzde, eğitim sisteminin yaratıcı kişiler yetiştirebilmesi için geliştirilmesi gerekir. Okullardaki mevcut test sistemleri genellikle sol beyin aktivitelerini ölçmekte ve aşırı düzenliliğe teşvik etmektedir. Oysa böyle bir sistem sağ beynin çalışmasını zayıflatmaktadır. (Tan, 2012)

Beyin araştırmalarını eğitime uyarlayarak derinleştiren Hermann, insanların beyinlerinin bir bölümünü daha sık olarak kullanmasını ifade etmek için beyin baskınlığı kavramını kullanmaktadır.

Sol beyin insanda analitik ya da dikey düşünceyi yönlendirirken, sağ beyin insanda yaratıcı ya da yatay düşünme yeteneğini harekete geçirmektedir. Analitik düşünce mantıksal bir süreç çerçevesi içinde işlerlik kazanır. Bu süreci kullanarak insanlar tercih ve seçimlerini minimize ederek tek bir cevaba ya da çok az sayıda cevaba dönüştürürler. Buna karşın hayal gücü gerektiren yaratıcı düşünce ise insanı pek çok olası sonuca ya da farklı düşüncelere yöneltmektedir. Başlangıçta birbirine zıt gibi olan iki düşünce yapısını insanlar karar verme süreçleri içinde genellikle birlikte kullanmaktadırlar. İnsanlar bir sorun ya da probleme farklı açılardan bakarak yaratıcı düşünceyi kullanarak çeşitli çözüm önerileri geliştirirler. Daha sonra geliştirilen bu çözüm önerilerini analitik düşünceyle bir ya da az sayıda sonuca indirirler (Yanık, 2007: 44).

Sol Yarı Kürenin Baskın Olarak Kullanımına Yönelik Bazı Öğretim Stratejileri

• Öğrenilen konularla ilişkili ve anlamayı kolaylaştırıcı bir ilan tahtası düzenlenmelidir (Sausa, 2001).
• Anlamayı arttırmak ve yüksek düzeyde düşünmeyi teşvik etmek için metafor oluşturmalı ve analiz edilmelidir. (Sausa, 2001)
• Zamanlamanın önemi vurgulanmalıdır. Öğrenciler ajanda taşımaları için teşvik edilebilir (Frender, 1990; Sausa, 2001).
• Soruları “…farz edelim” ya da “eğer…..olursa..” şeklinde sorarak öğrencileri mantıksal düşünmeleri için cesaretlendirilmelidir (Sausa, 2001).
• Konunun ayrıntılarına dikkat çekilmeli, öğrencilerin problem çözerken bütün olasılıkları düşünmelerine yardımcı olunmalıdır (Sausa, 2001).
• Dersin başında, öğrencilerin konuyla ilişki kurabileceği mantıksal sorularla dikkatleri çekilmelidir (Miller, 2003).
• İşitsel uygulamalara (teyp-kaset dinleme, yüksek sesle okuma, tartışma gibi) ders planında yer verilmelidir (Frender, 1990).
• Problemler parçalara ayrılarak (Frender, 1990) ve mantıksal bir sıra takip ederek aşamalı olarak çözülmelidir.
• Ders sürecinde; günlük yaşamla ilişkilendirme, sonuç çıkarma, duygu ve düşünceleri yazılı ve sözlü paylaşma, işitsel araç kullanma, formülleştirme, okuma, diyalog oluşturma, bireysel projeler, karşılaştırma, farkları bulma, örnek olay analizi, soru sorma ve cevaplama gibi öğretim teknikleri kullanılabilir (Duran, Saraçoğlu, 2009).

Sağ Yarı Kürenin Baskın Olarak Kullanımına Yönelik Bazı Öğretim Stratejileri

• Derslerde görsel etkinliklere ağırlık verilmelidir. (Frender, 1990; Sausa, 2001; Yıldırım, 2004).
• Böylece öğrenciler yeni kavramların görsel ifadelerini zihinlerinde oluşturabilirler.
• Konuları birbirine bağlamada ve yeni öğrenilenlerle önceki öğrenilenleri karşılaştırmada öğrencilere yardımcı olun (Sausa, 2001,193). Mizah öğreneni rahatlatır ve konsantrasyonu arttırır, konuyla ilgili canlı ve kolay hatırlanabilen ilişkiler kurulmasını sağlar (Yıldırım, 2004, 156).
• Öğrencilerin birbiriyle iletişim kurmalarını teşvik etmek için grup içi tartışma ortamları düzenleyin (Sausa,
• 2001, 193).
• Öğrencilere genellemeleri ve algıları kullanmayı öğretin. Farklı öğeler arasında ilişki kurmak için mecaz ve benzetişim kullanın. Bu öğrenmenin geleceğe transferi için önemli bir işlevdir (Sausa, 2001, 193).
• Sık sık deneysel ve yaparak öğrenme fırsatları sağlayın. Öğrenciler gerçek dünyadaki ilişkileri keşfetmeyi ve düzenlemeyi fark etmeye ihtiyaç duyarlar (Sausa, 2001,193; Miller, 2003).
• Duygular öğrenmeyi etkiler (Jensen, 1998, 71; Wolfe, 2001, 86). Beyin bir deneyimi faydalı olarak tanıdığında insanlar öğrendiklerini daha çok akılda tutarlar. Olumlu duygular bu tanımaya yardımcı olur. Tersine, eğer bir öğrenci tehdit edici bir deneyim algılarsa, öğrenme kapanır. Duygusal olarak pozitif etkiye sahip ve meşgul edici bir sınıf ortamı düzenleyin (Caulfield, Kidd ve Kocher, 2000).
• Ders sürecinde; resim hakkında konuşma- yazma, deney yapma, gözlem yapma, gözünde canlandırma, senaryo yazma, resimleme, bilgisayarda simülasyon gösterimi, kendini değerlendirme, eğitimsel oyun, şarkı sözü yazma, şarkı söyleme, ritim tutma, görsel araç kullanma, grup tartışması, grup projeleri gibi öğretim tekniklerinden yararlanılabilir.
• Yaratıcılık ve beyin fırtınasını kullanarak çözümler geliştirin (Dew, 1996 akt: Duran, Saraçoğlu 2009).

Yapılan araştırmalara göre, etkili bir öğrenme ve kalıcı bir hafıza için, öğrenme esnasında beynin her iki yarısının da öğrenme faaliyetlerinin içine sokulması gerekmektedir. İki yarı küre birbirini tamamlayan fonksiyonlara sahiptir (Duyar, 1996, 29; Sausa, 2001, 190).

İki yarı kürenin bilgiyi işleme süreci farklı olmasına rağmen, ikisi de öğrenmeye katıldığında biz en iyi öğreniriz. Öğretmenler her iki yarı küreyi de yöneten etkinlikleri içeren dersler düzenlemelidir. Böylece, öğrenciler yeni öğrenmelerini anlam bütünlüğü içinde tamamlayabilirler (Sausa, 2001, 190).

Bütünsel Beyin Kullanımına Yönelik Bazı Öğretim Stratejileri

• Beynin mantıksal ve yaratıcı fonksiyonları birlikte kullanılmalıdır. Beynin yaratıcı ve mantıksal fonksiyonları birbirini destekler. Derslerde kullanılan yöntem ve araçlar bu duruma uygun olarak düzenlenmelidir.
• Kelimelerin anlamları, ses tonu, konuşma hızı, jest, mimik ve vücut dili ile eşleşerek birlikte algılanır. Sol yarı küre kelimeleri gerçek anlamıyla yorumlarken, sağ yarı küre vücut dili, ton ve içeriği değerlendirir. Eğer iki yarı kürenin yorumlamaları tutarsız ise çelişkili bir mesaj yaratılır. Öğrenci içsel olarak karışıklığı çözmek için geri çekilir ve öğrenmeye daha uzun süre odaklanamaz (Sausa, 2001, 191).
• Beyinlerinin farklı yarılarını baskın olarak kullanan öğrenciler kendilerini farklı yollarla ifade ederler. Bu sebeple çoktan seçmeli testler, eşleştirmeli sorular, boşluk doldurmalı testler, tamamlamalı sorular, doğru-yanlış soruları, açık uçlu sorular gibi farklı değerlendirme testleri kullanılmalıdır (Caulfield, Kidd ve Kocher, 2000; Sausa, 2001, 191,Akt: Duran, Saraçoğlu (2009)