Genel Sağlık Bilgileri

Sağlık Alanında Çok Sayıda İçerik

Bilim ve Teknoloji

Bilim ve Teknoloji Haberleri

Bilişsel Çelişki Kuramı

Bilişsel Çelişki Kuramı

İnsan algılarını açıklama ve davranışlarının kaynağını öğrenme amacıyla birçok çalışma yapılmıştır. Bunlarda en önemlilerinden biri 1950’lerde ortaya konanBilişsel çelişki kuramıdır.

Aslen bir sosyal psikoloji konusu olan Bilişsel Çelişki, 1950’lerden itibaren iletişim modelleri ve kitle iletişimi hakkındaki çalışmalarda da kendine yer edinmiştir. Modelin, insan iletişimine olan ilgisi bu açıdan önemlidir. Kuram; Bilişsel Çatışma, Bilişsel Tutarlılık ve Çelişki Kuramı, Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı gibi isimlerle de anılmaktadır. Orijinal ismi; Cognitive Dissonance olan kuramı ortaya atan kişi; ABD’li sosyal psikolog Leon Festinger dir. Sosyal Karşılaştırma gibi teorileri de ortaya atan, Festinger, pozitivist akımın iletişim biliminde etkin olmasını da sağlamıştır.

Yaratıcı Öğretmen

Yaratıcı Öğretmen

Araştırmalar, yaratıcılığın, öğrenmenin önemli bir boyutu olduğunu göstermektedir.

Öğretmen tek doğru cevabı olan yegâne bir otorite olmak yerine, işleri kolaylaştıran bir rehberdir, harekete geçirici bir kişidir.

Yaratıcılığa olanak tanımayan bir sınıfta ise, öğretmen otoriterdir, katıdır, kendini zamanla kısıtlandırır, öğrencilerin duygusal gereksinmelerine duyarsızdır, fazlasıyla disiplin kurma ve bilgi aktarma çabası içindedir. Oysa, öğrenende kalıcı olan, sorunları çözme ve yeni düşünceler yaratma yeteneğidir. Bu yetenek sorunlarla dolu karmaşık toplumlarda daha da önem kazanır (Davaslıgil, www.ustunzekalilar.org ).

Beynin Yapısı ve Özellikleri

Beynin Yapısı ve Öğrenme Özellikleri

Beyin

Beyin, öğrenme ve diğer tüm zihinsel işlemlerin merkezidir. “Uyuyan dev” olarak da tanımlanan beyin, yaklaşık 100 milyar nörondan oluşur. Bir insan ortalama olarak beyin kapasitesinin ancak %1- 2’sini kullanabilmektedir
(Özden, 2003, 40).

Yaratıcı Çocuk ve Yaratıcı Beyin Eğitimi Projesi

Yaratıcı Çocuk ve Yaratıcı Beyin Eğitimleri

Genel Bakış

Toplumların ilerlemesini sağlayan tüm buluşlar ve keşifler, yaratıcı düşünmenin, yaratıcı sorun çözmenin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. İnsanlığın ve toplumların geleceği, yaratıcı insanlara ve onların yaratıcılığının ürünü olarak ortaya çıkan orijinal ve üstün inovatif yapıtlara ve araçlara bağlıdır.

Yaratıcı Çocuk Yaratıcı Beyin

Yaratıcı Çocuk Yaratıcı Beyin

Temel Kavramlar

Yaratıcılık

Yaratıcı düşünceye sahip kimseler bir problemle karşılaştıklarında, “Bu probleme kaç değişik açıdan nasıl bakılabilir?”, “Daha önce karşılaşılan problemler tekrar nasıl düşünülebilir?” ve “Problem kaç farklı şekilde nasıl çözülebilir?” seklinde düşünürler. Bu düşünceye sahip olan kimseler, “Benim yerimde bir başkası olsaydı bu problemi nasıl çözer?” şeklinde bir soruyu kendilerine sormazlar (Duran & Saraçoğlu, 2009).

Osmanlı Devleti'nde Yenileşme Hareketleri

Osmanlı Devleti'nde Yenileşme Hareketleri

Osmanlı'da Yenileşme Hareketleri

Osmanlı Devleti, Tanzimat döneminde Batı’nın ilim, fen, sanat, imar vb. araçlarında bulduklarından faydalanmaya çalışır. Aslında Osmanlı, 15-17. yüzyıllarda ileri seviyededir. Batı yıllarca Ortaçağın karanlık dünyasını yaşarken; Osmanlı için böyle bir durum söz konusu değildir. Batı’nın Doğu’nun zenginliklerini elde etme çabaları ve Haçlı Seferleri Batı’ya yön çizer. Avrupa devletleri zamanla bilim, teknoloji ve askeri alanlarda üstünlük kurmaya başlar. Osmanlı devlet adamları durumu fark ettiğinde Osmanlının aleyhine bir dünya vardır artık. Sultan Üçüncü Ahmed Han döneminde Avrupa devletleri ile siyasi ilişkiler kurulur. Yirmisekiz Mehmed Çelebi, Paris’e gönderilir. Daha sonra matbaa kurulur. Ayrıca, orduda, eğitimde, bilim ve teknolojide, sağlık vb. raporlar hazırlanır. Sultan Birinci Mahmud, Sultan Üçüncü Mustafa, Sultan Üçüncü Selim ve İkinci Mahmud Han zamanlarında önemli yenilikler yapılır. Yeniçeri Ocağı kaldırılır, yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediyye adı ile yeni bir ordu kurulur. Ordunun talim ve terbiyesine önem verilir. Mühendishane-i Bahri-i Hümayun kurulur. Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane açılır.

Oluşumlarına Göre Göller

Ülkemizde dağlarda bulunan küçük göllerle birlikte 120'den fazla doğal göl, 555 kadar baraj gölü bulunmaktadır.

Türkiye'de göllerin toplandığı başlıca dört bölge vardın Göller Yöresi (Eğirdir, Burdur, Beyşehir ve Acıgöl), Güney Marmara (Sapanca, İznik, Ulubat, Kuş Gölleri), Van Gölü ve çevresi, Tuz Gölü ve çevresi.

Diğer Makaleler...

Akademik Pencere

Özel Hocadan Evde Birebir Özel Ders

Şekersiz Doğal Karadut Şurubu

Öğrenci Kütüphanesi

YK Akademi

  • Konu Anlatım Videoları
  • Tarih ve Coğrafya Haritaları
  • Coğrafya Grafik ve Diyagramları
  • Soru Bankası
  • Soru Çözümleri
  • Ders Notları
  • Dokümanlar
  • Proje ve Performans Ödevleri
  • Özel Dersler
  • Yardımcı Hizmetler
Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net